⚖️Yüksekkaya Law Office⚖️ 🏛️İçtihat Arama Motoru️🏛️️
Sadece Hukuk Büromuzca Kullanılan ve Önemli Görülen Kararlar Eklenmektedir!
Yönetici Girişi
Yeni Karar Ekle
Mevcut Kararları Yönet
Aşağıdaki arama sonuçlarında **Düzenle** ve **Sil** butonları ile yönetim yapabilirsiniz.
... e ve Cumhuriyet Savcısı huzurundaki usulüne uygun alınmış ve birbiriyle tutarlı ifadelerinde sanığın aracın arka koltuğunda kendisini itekleyerek üzerine abanmaya çalıştığını beyan etmiş olmasına rağmen, kollukta usulüne uygun alınmayan beyandaki bir boşluk gerekçe gösterilerek sanığın mağdureye temas edip etmediği hususunun şüphede kaldığı gerekçesiyle eylemin cinsel taciz niteliğinde olduğunun kabulü doğru değildir. Mağdurenin Mahkeme ve Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan ifadeleri esas alınarak hüküm kurulmalıdır.
Gerçekleşen haliyle sanığın eylemi cinsel amaçlı olarak mağdureye kısa süreli, ani ve kesintili temastan ibaret olup eylemin 5237 sayılı Kanun 103/1 maddesi kapsamında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulması gerektiğinden onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
... ğinden daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup, gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla bağımsız bir suç tipi ortaya çıkmaktadır. Örneğin, yaralama suçunda mağdurun ölmesi, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hâlidir. Görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda ise, failin hareketi sonucunda suçun oluşması için aranan neticeden başka, niteliği de farklı olan daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup, gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla temel suç niteliği aynı kalmakla beraber yalnızca ceza ağırlaştırılmaktadır. Örneğin, cinsel saldırı suçunda mağdurun bitkisel hayata girmesi, görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hâlidir (Hamide Zafer, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Beta Yayınevi, 5. Bası, İstanbul 2015, s. 286 vd; Mehmet Emin Artuk, Ahmet Gökcen, A. Caner Yenidünya, TCK Şerhi, Turhan Kitabevi, Ankara 2009, C. 3, s. 2484 vd.).
TCK’nın 23. maddesinde düzenlenmiş bulunan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suça ilişkin genel kuralın, Özel Hükümler arasında kendisine yer bulduğu maddelerin başında gelen aynı Kanun'un 87. maddenin 4. fıkrasına göre, gerçekleştirilen kasten yaralama eylemi TCK’nın 86. maddesinin 1. fıkrası veya 1. fıkrası ile birlikte 3. fıkrası kapsamında bulunur ve bunun sonucunda da ölüm meydana gelirse, en azından taksirle hareket etmiş olmak şartıyla faile belirtilen cezaların verileceği öngörülmektedir.
Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesine ilişkin TCK'nın 87. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması için;
a- Failin yaralama kastı ile hareket etmesi,
b-Mağdurun TCK’nın 86. maddesinin birinci fıkrası kapsamında yaralanmış olması veya bu nitelikteki yaralama fiilinin üçüncü fıkra da ihlal edilmek suretiyle gerçekleştirilmesi,
c- Failin eylemi ile arasında illiyet bağı bulunacak şekilde mağdurun ölmesi,
d- Failin meydana gelen ölüm sonucuna ilişkin en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması,
Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Buna göre, fail mağduru yaralamak amacıy ...
... ası halinde mağdura yönelen cebir eylemi yağmaya dönüştürmez. Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Bunun gibi bir mal almaya yönelik olmayan cebir eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir. Mesela cinsel istismara karşı koyan mağdura uygulanan cebir de olduğu gibi. Bu gibi durumlarda yağma değil cebren cinsel saldırı suçları oluşacaktır. (Benzer görüşler için bkz. Artuç, Mal Varlığına Karşı Suçlar, Adalet, 2011, s. 231; Gökcan/Artuç, s. 5348)
Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Ancak bura da dikkat edilmesi gereken husus mağdurun malın alındığını görmemesi gerekir. Eğer mağdur malın alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır.
Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır ve bu cebrin mal alma tamamlanmadan önce yapılması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınmış olmasıdır.
Kişinin kastı iç dünyasında meydana geldiğinden niyet okuyuculuk yapılamayacağından kastını tespit için dış dünyaya yansıya ...
... Pozitif yükümlülükler • Özel hayat • Yerel mahkemelerin, başvuranın iş yerinde amiri tarafından cinsel saldırıya uğradığı iddialarına yeterli bir şekilde karşılık vermemesi ve davayı gerekli olduğu şekilde dikkatli incelemeye tabi tutmaması • Dava koşullarının tespit edilmesi için mevcut araçların araştırılmaması ve olaylara ilişkin farklı anlatımların güvenilirliğinin yeterince değerlendirilmemesi • Başvuranın saldırıyı bildirmekte gecikmesine gerekçe gösterilmeksizin dayanılması • Cinsel suçlarla ilgili soruşturma, cinsel şiddet mağdurunun nasıl davranması gerektiğine ilişkin basmakalıp varsayımlar veya düşünceler değil, davaya ilişkin olaylara özgü, bağlama duyarlı bir değerlendirme gerektirebilir • Yerel mahkemelerin, şikâyetin zamanlamasının uygun olup olmamasını diğer kanıtlar bağlamında değerlendirmeleri gerekliliği
Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından hazırlanmıştır. Mahkeme açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
STRAZBURG
14 Ocak 2025
İşbu karar, Sözleşme’nin 44 § 2 maddesinde öngörülen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Bazı şekli ...
... .'nın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-b, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis; sanıklar ... ve ...'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 37/1 delaletiyle 109/2, 109/3-b, 109/5, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl hapis; cezalarıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.01.2020 tarihli ve 142-9 sayılı nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden resen istinafa tabi hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 31.03.2020 tarih ve 586-663 sayı ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, anılan kararın da sanıklar müdafileri ile katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 22.06.2021 tarih ve 4822-4437 sayı ile; "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ve soyut beyanları, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.07.2021 tarih ve 53516 sayı ile; "...Dosya kapsamına göre mağdurenin anlatımlarının t ...
... Ç : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME ...
... : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME ...