⚖️Yüksekkaya Law Office⚖️ 🏛️İçtihat Arama Motoru️🏛️️
Sadece Hukuk Büromuzca Kullanılan ve Önemli Görülen Kararlar Eklenmektedir!
Yönetici Girişi
Yeni Karar Ekle
Mevcut Kararları Yönet
...
Gerçekleşen haliyle sanığın eylemi cinsel amaçlı olarak mağdureye kısa süreli, ani ve kesintili temastan ibaret olup eylemin 5237 sayılı Kanun 103/1 maddesi kapsamında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulması gerektiğinden onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. ...
...
Öğretide, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçun, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç ve görünüşte ya da gerçek olmayan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç olarak iki farklı şeklinin bulunduğu kabul edilmektedir. Gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda, failin hareketi sonucunda kastettiğinden daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup, gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla bağımsız bir suç tipi ortaya çıkmaktadır. Örneğin, yaralama suçunda mağdurun ölmesi, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaş ...
...
Yağmanın iki seçimlik hareketinden birisi olan cebir malın alınmasına yönelik olarak yapılması gerekir. Diğer suçlardan ayıran özelliklerinden birisi de budur. Cebir malı almaya yönelik değil de başka bir amaçla yapılıyorsa eylem yağma suçunu oluşturmaz. Mesela konut veya iş yerine girmek isteyen birine karşı konulması halinde mağdura yönelen cebir eylemi yağmaya dönüştürmez. Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Bunun gibi bir mal almaya yönelik olmayan cebir eylemi yağmaya dönüş ...
...
8. madde • Pozitif yükümlülükler • Özel hayat • Yerel mahkemelerin, başvuranın iş yerinde amiri tarafından cinsel saldırıya uğradığı iddialarına yeterli bir şekilde karşılık vermemesi ve davayı gerekli olduğu şekilde dikkatli incelemeye tabi tutmaması • Dava koşullarının tespit edilmesi için mevcut araçların araştırılmaması ve olaylara ilişkin farklı anlatımların güvenilirliğinin yeterince değerlendirilmemesi • Başvuranın saldırıyı bildirmekte gecikmesine gerekçe gösterilmeksizin dayanılması • ...
...
Sanık ...'nın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-b, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis; sanıklar ... ve ...'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 37/1 delaletiyle 109/2, 109/3-b, 109/5, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl hapis; cezalarıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.01.2020 tarihli ve 142-9 sayılı nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden ...
...
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özet ...
...
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1 ...
...
Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanığın atılı cinsel saldırı suçunu işleyip işlemediğinin belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosyada: 07.10.2003 tarihinde saat 17.00 sıralarında muayene olduğu sırada doktor olan sanık tarafından ırzına geçildiğini iddia eden 1966 doğumlu mağdur M. U.'ın doğruca Emniyet Müdürlüğüne giderek şikayette bulunması üzerine, sanık Dr. İ. A. aynı gün, saat 22.30 sıralarında muayenehanesinden çıkarken yakalanmış, Cumhuriyet savcısının talimatı üzerin ...
...
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılanın aşamalardaki hayatın olağan akışına uygun düşmeyen beyanları İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.09.2012 günlü raporunda genital bölge de dahil olmak üzere katılanın vücudunda herhangi bir darp cebir i ...
...
Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.03.2019 tarihli ve 335-111 sayılı hükmün, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 14.06.2019 tarih ve 1516-1064 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müd ...
...
Sanık ...'ın sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçundan beraatine ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.04.2016 tarihli ve 305-145 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 19.10.2021 tarih, 22275-8490 sayı ve oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiş,
Daire Üyesi S.; "Mağdurenin kovuşturma aşamasında da teyit ettiği istikrarlı ve ayrıntı içeren beyanı, intikal şekli ve zamanı gözetildiğinde sanığın eyleminin sübut bul ...
...
Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-a, 43/1, 53... . maddeleri uyarınca 26... ay hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.03.2020 tarihli ve 1-84 sayılı nitelik cinsel saldırı suçu yönünden resen istinafa tabi hükümlerin sanık ... müdafii ile katı ...
...
4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
6. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
7. Parada sahtecilik (madde 197),
8. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
9. (Ek alt bend: 25.05.2005-5353 S.K./17. mad) Fuhuş (madde 227, fıkra 3),
10. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
11. Rüşvet (madde 252),
12. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ...
...
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde iş yerine harçlığını çıkarmak için gelen mağdura bilgisayarında yer alan müstehcen görüntüleri izlettiği, akabinde mağduru fotoğraf çekim odasına götürerek mağdurun pantolonunu indirdiği, kendi cinsel organını da çıkararak mağdurun elini kendi cinsel organına dokundurttuğu, mağdurun elini çektiği, sanığın mağduru kucağına oturttuğu, istismar eyleminin gerçekleştirilme şe ...
T.C.
YARGITAY
BİRİNCİ CEZA DAİRESİ
Esas : 2019/2477
Karar : 2020/258
Tarih : 03.02.2020
SANIĞIN, ORMANLIK ALANDA CİNSEL SALDIRI VE YAĞMALAMA EYLEMLERİNİ GEREÇEKLEŞTİRİP ÖLDÜRDÜĞÜ MAKTULÜN - OLAY SIRASINDA ORDA BULUNAN YAŞI KÜÇÜK OĞLUNU KIŞ MEVSİMİNDE ORMANDA TEK BAŞINA BIRAKIP GİTTİĞİ
DONMAK ÜZERE OLAN MAĞDURU AVCILARIN HASTANEYE GÖTÜRDÜĞÜ
İHMALİ DAVRANIŞLA ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS DEĞİL - İHMALİ DAVRANIŞLA KASTEN YARALAMA
5237 s. TCK3583868788
ÖZET
sanığın bir TV kanalındaki ilanlar aracılığı ile tanıştığı maktul ile telefonla görüşmeye ve mesajlaşmaya başladığı, sanığın maktul ... oğlunu tarihinde arabasına bindirip bir ya da iki gün belirlenemeyen bir yerde rızaları ile alıkoyduktan sonra ... Köyü sınırları içerisinde kalan ormanlık alana maktul ... mağduru götürerek burada mağdurun gözü önünde maktul ile cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra maktulü darp ederek ve belirlenemeyen bir inhibisyon (zorlamalı ölüm) yöntemi uygulayarak maktulün ölümüne sebebiyet verdiği, maktulün üzerinde bulunan yaklaşık 6.000TL para ile 5 adet altın bileziği de gasp ettiği, yaşı küçük mağduru ormanlık alanın yerleşim yerlerinden uzak olmasına ve mevsimin kış olmasına, mağdurun bırakıldığı yer ve iklim koşulları dikkate alındığında tamamen savunmasız durumda kalacak olmasına rağmen olay yerinde bırakarak ayrıldığı, mağdurun bırakıldığı ormanda tek başına kaldıktan sonra donmak üzere iken tesadüfen olay yerine gelen avcılar tarafından görülerek hemen hastaneye götürülüp tedavisinin yaptırıldığı olayda, sanığın eyleminin ihmali davranışla kasten yaralama suçunu oluşturacağı ve eylemine uyan TCK'nin 86/1-3b, 87/1-d ve 88. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin olayda yasal unsurları oluşmadığından uygulama ihtimali bulunmayan ihmali davranışla öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırıdır.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, yağma, ihmali davranışla çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : 1-...'ı bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, suçundan, TCK'nin 82/1-h, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası,
Katılan ...'ı ihmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK'nin 82/1-e, 83/3, 35/1-2, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası,
...'a yönelik yağma suçundan, TCK'nin 148/1, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezasına ilişkin, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/03/2017 tarih, 2015/230 esas ve 2017/102 karar sayılı hükmünün istinaf incelemesinde, suçtan zarar gören sıfatıyla müşteki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının davadan haberdar edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulması üzerine, yapılan yargılama sonucu;
...'ı bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, suçundan, TCK'nin 82/1-h, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası,
Katılan ...'ı ihmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK'nin 82/1-e, 83/3, 35/1-2, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası,
...'a yönelik yağma suçundan, TCK'nin 148/1, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezasına ilişkin, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/04/2018 tarih, 2017/351 esas ve 2018/172 karar sayılı hükmüne karşı, istinaf başvurularının esastan reddine.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık ... hakkında maktul ...’ı nitelikli kasten öldürme ve yağma, mağdur ...’i ihmali davranışla öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 11/10/2018 gün ve 2018/2972 E. 2018/2893 K. sayılı kararının, Cumhuriyet savcısının sanık hakkında mağdur ...’i nitelikli öldürmeye teşebbüs suçundan cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine ve teşebbüsün derecesine; sanık müdafii tarafından eksik inceleme ve değerlendirmeye, sübuta yönelik sebeplerle temyiz edildiği görülmekle bu sebeplerle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Mahkemenin kabul ve takdirine göre, sanık ... hakkında maktul ...’ı nitelikli kasten öldürme ve yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri açısından sanık müdafiinin temyiz itirazlarının ESASTAN REDDİNE,
Sanık ... hakkında mağdur ...’i ihmali davranışla öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın bir TV kanalındaki ilanlar aracılığı ile tanıştığı maktul ... ile telefonla görüşmeye ve mesajlaşmaya başladığı, sanığın maktul ... oğlunu 08/02/2009 tarihinde arabasına bindirip bir ya da iki gün belirlenemeyen bir yerde rızaları ile alıkoyduktan sonra ... Köyü sınırları içerisinde kalan ormanlık alana maktul ... mağduru götürerek burada mağdurun gözü önünde maktul ile cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra maktulü darp ederek ve belirlenemeyen bir inhibisyon (zorlamalı ölüm) yöntemi uygulayarak maktulün ölümüne sebebiyet verdiği, maktulün üzerinde bulunan yaklaşık 6.000TL para ile 5 adet altın bileziği de gasp ettiği, yaşı küçük mağduru ormanlık alanın yerleşim yerlerinden uzak olmasına ve mevsimin kış olmasına, mağdurun bırakıldığı yer ve iklim koşulları dikkate alındığında tamamen savunmasız durumda kalacak olmasına rağmen olay yerinde bırakarak ayrıldığı, mağdurun bırakıldığı ormanda tek başına kaldıktan sonra donmak üzere iken tesadüfen olay yerine gelen avcılar tarafından görülerek hemen hastaneye götürülüp tedavisinin yaptırıldığı olayda,
Sanığın eyleminin ihmali davranışla kasten yaralama suçunu oluşturacağı ve eylemine uyan TCK'nin 86/1-3b, 87/1-d ve 88. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin olayda yasal unsurları oluşmadığından uygulama ihtimali bulunmayan ihmali davranışla öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03/02/2020 gününde Üyeler ... ve ...’ın sanığın mağdur ...’e karşı eyleminin ihmali davranışla öldürmeye teşebbüs olması gerektiğine yönelen karşı oyu ve oy çokluğu, diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
Tüm dosya kapsamına göre sanığın, bir TV kanalındaki ilanlar aracılığı ile tanıştığı maktul ile telefonla görüşmeye başladığı daha sonra 08.02.2009 günü buluşup maktul ... 3 yaşındaki oğlunu arabasına bindirip bir ya da iki gün bilinmeyen bir yerde alıkoyduktan sonra ... köyü sınırları içinde kalan ormanlık alana götürerek burada mağdur çocuğun gözü önünde maktul ile cinsel ilişkiye girdiği daha sonra maktulü darp etmeye başladığı ve inhibisyon yöntemi uygulayarak maktulü öldürdükten sonra üzerinde bulunan 6000TL para ile 5 adet bileziğini aldığı, yaşı küçük mağduru ise olay yerinde bırakarak oradan kaçtığı sübut bulunmuştur.
Sanığın mağdura yönelik eylemi ile ilgili sayın çoğunluk TCK'nin 86/1,3, 87/1-d ve 88. maddeleri kapsamında kaldığı nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına hükmetmiş ise de bu görüşe katılmıyoruz. Şöyle ki;
Sanığın, maktul ile birlikte mağduru da suçun işlendiği yere götürdüğü, suç yerinin yerleşim yerlerinden uzak olduğu, mevsimin kış olduğu, mağdurun yaşı itibariyle böyle bir yerde kendisini koruyacak veya hayatını idame ettiremeyeceğinin sanık tarafından bilindiği, mağdurun annesinin koruma ve gözetimi altında bulunduğu, ancak sanığın maktul anneyi öldürerek bu olanağı da ortadan kaldırdığı, mağdurun burada tek başına bırakılması halinde ölüm sonucunun mutlaka meydana geleceğinin sanık tarafından bilindiği halde sanığın bu sonucun meydana gelmemesi için hiçbir şey yapmadığı aksine bütün koşulların sanık tarafından bilinçli olarak oluşturulduğu, nitekim mağdurun ölmek üzere iken orada dolaşan avcılar tarafından kurtarıldığı ve hayati tehlike geçirdiği anlaşılmaktadır.
Ölümü meydana getirecek elverişli davranışların sanık tarafından doğrudan doğruya icra edilmemekle birlikte sanığın, mağdurun öleceğini bilmesine rağmen bu sonucu engellemek için yükümlü olduğu davranışların hiçbirini yapmayarak ihmali davranışla meydana gelen neticeye sebebiyet verdiği noktasında bir tereddüt bulunmamaktadır. Burada tartışılması gereken eylemin TCK'nin 83. mü yoksa 88. maddesi kapsamında kaldığıdır. Ölüm meydana gelmesi halinde suçun TCK'nin 83. maddesi kapsamında kalacağı aşikardır. Ancak ölüm meydana gelmediği durumlarda 83. maddenin uygulanması mümkün müdür? Bizce mümkündür. Çünkü bir ihmal suretiyle icra suçu olan bu suça teşebbüs mümkündür. Buna göre failin ihmal suretiyle bir kimseyi öldürmek kastıyla, yükümlü olduğu icrai davranışı neticenin oluşumu bakımından elverişli olacak tarzda ihmalinden sonra, failin elinde olmayan etkenlerden ötürü netice gerçekleşmezse fail, ihmal suretiyle kasten öldürmeye teşebbüsten ceza almalıdır. Somut olayda sanığın öldürme kastıyla hareket ettiği kastının yaralama olmadığı ve yükümlü olduğu davranışları ihmal ederek mağdurun hayati bakımından tehlikeli bir durumun ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği ancak sanığın elinde olmayan nedenlerden dolayı kastedilen sonucun meydana gelmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin uygulamasının yerinde olduğu bu nedenle kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.