⚖️Yüksekkaya Law Office⚖️ 🏛️İçtihat Arama Motoru️🏛️️
Sadece Hukuk Büromuzca Kullanılan ve Önemli Görülen Kararlar Eklenmektedir!
Yönetici Girişi
Yeni Karar Ekle
Mevcut Kararları Yönet
Aşağıdaki arama sonuçlarında **Düzenle** ve **Sil** butonları ile yönetim yapabilirsiniz.
... 22/302 Esas, 2023/96 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5271 ...
... i tanık beyanlarına dayandığı görülmektedir. Başvurucu hakkındaki gerekçeli karar incelendiğinde, duruşmada dinlenmeyen gizli tanığın başvurucu aleyhine verdiği beyanların ve diğer delillerin ağırlığı hususunda Mahkemece herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı görülmüştür.
21. Yargıtay uygulamasına göre kişilerin örgütle iltisaklı Bank Asya'ya örgüt liderinin talimatıyla ve terör örgütüne yardım etme kastıyla destek amaçlı para yatırdıklarına ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmaması durumunda, mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilmektedir (birçok karar arasından bkz. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25/11/2024 tarihli ve E.2022/24737, K.2024/15026; 12/12/2024 tarihli ve E.2022/30656, K.2024/18046; 23/12/2024 tarihli ve E.2022/34231, K.2024/19255 sayılı kararları).
22. Yargıtay uygulamasında kişilerde salt Fetullah Gülen'e ait ses veya videolara ilişkin dijital veriler ele geçirilmesinin silahlı terör örgütü üyeliği suçu açısından tek başına yeterli delil olarak kabul edilmediği, anılan kararlarda dosya kapsamına göre toplanması gerektiği belirtilen diğer delillere değinildikten sonra suçun sübutu açısından tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır [(Kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 1/3/2018 tarihli ve E.2017/3481, K.2018/710; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2/5/2023 tarihli ve E.2021/17056, K.2023/2493 sayılı kararları].
23. Yargıtay, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde salt ByLock kalıntısı bulunduğuna dair dijital veri raporu doğrultusunda mahkûmiyet kararı verilemeyeceğini kabul etmektedir [(Kapatılan) Yargıtay 16. Ceza ...
... nüştürür. Örneğin evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibi ile karşılaşan hırsız, ona karşı cebir veya tehdit kullanacak olursa, yağma suçu oluşur. Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, yağma suçundan söz edilemez. Hırsızlık suçuna konu malın geri alınmasını önlemek amacına yönelik olarak kullanılan cebir veya tehdit ayrı suçların oluşmasına neden olur. Bu durumda gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerekir.".
TCK'nın "Suça teşebbüs" başlıklı 35. maddesinin birinci fıkrası ise şöyledir; "Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur."
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ihtilaf; malvarlığına karşı işlenen bir suç olması itibarıyla aynı hırsızlıkta olduğu gibi yağma suçunda da suç konusu taşınır malın sanığın hakimiyet alanına sokulması anına kadar gerçekleştirilen icra hareketlerinin teşebbüs aşamasında kalmış sayılmasının mümkün olup olmadığı ile ilgilidir.
Yapısı itibarıyla yağma, teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı teslim alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Bu hususta doktrin ve uygulamada bir ihtilaf yoktur.
Ancak Özel Dairenin düşüncesi şu sebeplerle mümkün ve isabetli görülmemiştir:
a. Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz (TCK madde 42). Esas itibarıyla birden fazla bağımsız suçun, unsur veya ağırlaştırıcı neden ilişkisine dayanılarak normatif/hükmi bir nitelik izafe edilmek suretiyle hukuken tek fiil, dolayısıyla tek suç sayıldığı bu suç tipinin kendine özgü, bileşenlerinden tamamen farklı ve yeni, bağımsız bir suç olarak ortaya konduğu açıktır. Bu hâliyle diğer usul ve/v ...
... elimelerle belirtmelidir. Tam tersine, Mahkeme’nin sürekli tekrarladığı, yarışan tıbbi görüşleri değerlendirmenin jürinin meselesi olduğu açıklamaları, tıbbi delillerin yeni durumu nedeniyle isnat edilecek hiçbir suçlama olmadığı bulgusu ile tamamen tutarsızdır. Benzer şekilde, denetim yoluyla ...
...
1- Sanık .. hakkında mağdur ..'a yönelik kasten yaralama, sanık ...'ın mağdur .. yönelik kasten yaralama, sanık ...’ün mağdur ..’a yönelik hakaret, sanık ..’ın mağdur ..’e yönelik kasten yaralama suçları yönünden CMK.nun 23l/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olup temyizi kabil bulunmadığı ve gereği itiraz merciince yerine getirildiğinden, bu hükümlerin inceleme dışı tutulmasına karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık .. ve suça sürüklenen çocuk .’ın mağdur ..’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliğini tayin, suça sürüklenen çocuk .. yönünden cezayı azaltıcı nedenlerden tahrike yaş küçüklüğü ile takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, sanık .. yönünden takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan .. müdafiinin suçun tasarlanarak işlendiğine, cezanın az olduğuna, suça sürüklenen çocuk .. müdafiinin suç vasfına yönelen, sanık .. ve müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a- Mağdur ..’ın olay günü aynı iş yerinde birlikte çalıştıkları suça sürüklenen çocuk ..'ın teyzesinin kızı ve sanık ..'ın ise eşinin yeğeni olan . ...
... nan deliller karar yerinde incelenip, sanık ..'ın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, suç niteliğine, TCK.nun 25 ve 27/2. maddelerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin varlığına yönelen, katılanlar vekilinin eksik incelemeye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık .. ile maktul ..'nın tan ...
... anan deliller karar yerinde incelenip, sanık ..'ın eşi olan maktül .. ile maktül ..'a yönelik eylemi, sanık ..'ın maktül .. yönelik eylemi, sanık ..'ın maktül .'a yönelik eylemi ile maktül ..'ı tasarlayarak kasten öldürme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...'ın maktül ..'ı tasarlayarak kasten öldürme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının niteliğini tayin, takdire ilişen cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık .. müdafiinin maktül ..'ın öldürülmesi suçuna iştirak etmediği, maktül .. öldürülmesinde tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanık .. müdafiinin sübuta sanık .. ve müdafiinin sübuta, katılan .. müdafiinin sanıklar hakkında TCK'nun 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık .. ile maktül .. resmi nikahli olarak evli oldukları ve Avusturya'da yaşadıkl ...
... n öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine karşın eylem kararlılığından dönülmemesi ve belli bir hazırlık yapılarak sebat ve ısrarla bir plan dahilinde öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, bu yönde sanığın suçu tasarlayarak işlediğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın 5237 sayılı TCK'nin 81/1. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde tasarlayarak kasten öldürme suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiinin yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25/06/2020 tarih ve 2019/2521 (E), 2020/771 (K) sayılı "istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair" hükmünün CMK'nin 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/2-b. maddesi gereğince “İstan ...
...
Sanık hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii, katılanlar
vekili ile Cumhuriyet savcısı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin 18/12/2019 tarih ve 2019/276 esas ve 2019/145 sayılı kararında bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin sübuta,cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle,
1-) Dosya kapsamına göre; maktul ile sanık arasındaki ilişkinin maktul tarafından sonl ...
...
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; maktul ...’a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü, her ne kadar suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yasal süresinde temyiz edilmiş ise de; suça sürüklenen çocuk ...’ın 18 yaşını ikmalinden sonra ceza infaz kurumu aracılığı ile gönderdiği 18.09.2020 tarihli dilekçesinde hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanmasını talep ettigini belirttiği, bu isteminin temyizden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin 5271 sayılı CMK'nin 266/1 ve 298. maddeleri uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ...’ın, maktul ...’a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, katılan Kurum vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılan incelemesinde;
1- Suça sürüklenen çocuğun 01.08.2000 doğumlu olup, suç tarihinde 17 yıl 4 ay 23 gü ...
...
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın, maktul ...’i nitelikli kasten öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçlarından elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınarak beraatlerine hükmedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; sübuta, delil yetersizliğine, katılan vekilinin; sanıklar ... ve Muzaffer’in beraatlerine ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ...’ın 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçlarından beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Sanık ...’ın uzun seneler Almanya’da yaşadığı, 2012 yılında suç işlemesi sebebiyle sınırdışı edilerek Türkiye ...
... aları, suç aletinin ele geçirilememesi, tanık beyanları, hep birlikte değerlendirildiğinde sanıkların maktulü öldürmek için plan yaptıkları, bu plan dahilinde makul süre geçmesine rağmen kararlarından vazgeçmeyip kararlarını gerçekleştirebilmek için çeşitli hazırlıklar yaptıkları ve eylemlerini bu plan çerçevesinde gerçekleştirdiklerine dair dosya içerisinde yeterli ve kesin delil bulunduğu, dolayısıyla sanıklar hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten öldürme suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin açıklanan nedenlerle sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları gözetilerek CMK 302/2 maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanunun 304/2. maddesi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 24/02/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.
... an müdafiinin 03.04.2017 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini beyan etmesi, sanığın ise cezaevinden göndermiş olduğu 21.04.2017 tarihli dilekçesi ile hükmün onanmasını istediği anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 05.02.2008 gün ve 2008/1-9-15 sayılı kararı uyarınca, cezanın onanması isteği, temyiz isteminden vazgeçme niteliği taşıdığından, sanık müdafiinin ve yasal temsilcisinin temyiz istemlerinin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek, Cumhuriyet savcısı ile sanık ... ve müdafiinin temyiz talepleri üzerine inceleme sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik yardım eden sıfatıyla kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın, maktul ...'ya yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ... ile aynı olay nedeniyle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/503 esas sayılı dosyasında yargılanan ve hakkında maktul ...'ya yönelik olarak azmettiren sıfatıyla kasten öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık ...'ın o ...
... k ... hakkında; maktul ...'e yönelik kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
1) Oluşa, dosya içeriğine ve mahkemenin gerekçesine göre; sanık ...'ın, hakkında kurulan beraat hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık ...'nin savunmaları ile de desteklenen "olay öncesinde maktul tarafından kendisine küfür edildiğine" yönelik aksi ıspat olunamayan savunması karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, aksi görüşle bozma öneren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın, maktul . ...
... deliller karar yerinde incelenip, sanık Veli'nin maktuller A... ve Emine'yi tasarlayarak öldürme suçlarının sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık hakkında hırsızlık suçundan hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınarak beraatine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, sanığın suçlara iştirak kastının bulunmadığına yönelen, Cumhuriyet Savcısının hırsızlık suçunda sübuta ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında maktuller A... ve Emine'ye karşı eylemleri yönünden;
Oluşa ve dosya içerisindeki del ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2011/5057 E., 2012/3350 K.
KASTEN ÖLDÜRME
TASARLAMA
TÖRE SAİKİYLE VE TASARLAYARAK KARDEŞİNİ ÖLDÜRME
5237 S ...
... ..'yi kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.01.2009 gün ve 122/14 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii tarafından istenilmiş, sanık müdafii duruşma talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan ...
... ırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.
Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.
Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ispatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şeklî gerçeklik hakimdir. Daha ziyade iddia ve ispata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia ve delillerin davanın kabulunde esas alınamayacağı bir gerçekliktir. Oysa Cezada maddi hukuka dayanan bir kabul söz konusudur. Taraflar iddia etmese, savunmasa bile maddi gerçeklik her türlü delil incelenip kabulde esas alınmaktadır. Bu nedenle mutlaka hukuka göre ispat şartı aranmamaktadır.
Dosyaya yansıyan ifadeler ve delillere göre taraflar arasında hukuki bir ilişki ...
... un (5237 sayılı Kanun) 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.
Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.
Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ispatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şekli gerçeklik hakimdir. Daha ziyada iddia ve ıspata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia v ...
... aynı neviden ... içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür.
Uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi bakımından Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen “tek bir fiil” ifadesi ile kast edilen hususun ne olduğunun irdelenmesi gerekmektedir.
Doğal anlamda gerçekleştirilen her bedensel eylem ayrı bir hareketi oluşturmakta ise de, hukuki anlamda hareketin tek olması ile ifade edilmek istenen husus, doğal anlamda birden fazla hareket bulunsa dahi, bu hareketlerin, hukuki nedenlerden dolayı değerlendirmede birlik oluşturması suretiyle tek hareket ...
... ve isteme şeklinde doğrudan kast aranmaktadır. 5237 sayılı TCK ile 5271 sayılı CMK'da kastın nasıl kanıtlanacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından, mahkemece sanığın hangi kastla ha ...
... ncesiyle sanığın telefonunu aldığına, dolayısıyla kast ve davranışlarının yağma suçunun unsurları ile uyuşmadığına, sanığın katılana tehdit ve şiddet uygulamadığına, maddi bir yarar sağlamadığına, katılanın beyanlarına göre, sanık ile evli iken başka bir erkekle görüştüğünün beyan edildiği, bu mesajları okumak için telefonu almanın sanık için doğal bir durum olduğuna, katılanın kendi rızasıyla telefonu aldığına yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve beraatine karar verilmesine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasında şiddetli geçimsizlik nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın katılanın telefonunu kontrol amacıyla aldığı, kontrol ettikten sonra müşterek evde bir süre kaldıkları, kapının açık olması sebebiyle katılanın alelacele müşterek haneden ayrılması şeklinde gelişen olayda, sanık tarafından geçici olarak kontrol amacıyla katılanın telefonunun alınmasının yağma suçunun unsurlarını oluşturmayacağı; ayrıca sanığın katılanın cüzdanındaki nakit parasını aldığı yolunda da beyanların olmasına rağmen sanığın mahkumiyetini gerektirir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, 5271 say ...
... ri, aralarında önceye dayalı anlaşmazlıklar bulunduğu, olay günü çıkan tartışma sonrasında sanığın katılana hitaben, "kahpe, oruspu, senin gibi köpeği mi doyuracağım, seni öldüreceğim" diyerek tehdit ve hakaret edip boğazını sıktığı olayda; tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olup eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bu hususların dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/113 Esas ve 2009/286 Karar sayılı ilamına konu taksirle öldürme suçunun kasıtlı bir suç olmaması sebebiyle kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 58/4. maddesi gereğince anılan ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yazılı mahkûmiyetleri arasında tekerrür uygulamasına konu edilebilecek en ağır mahkumiyeti olan Nevşehir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1825 Esas ve 2011/531 Karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan hükmedilen 5 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilme ...
...
Bartın Cumhuriyet Başsavcılığını 05.06.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin hükmün, usulüne uygun şekilde istinaf edilmeksizin 06.11.2017 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.10.2022 tarihli ve 2022/12128 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB- 2022/133634 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2022 tarihli ve KYB- 2022/133634 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli kararı ile sanığın kurusıkı tabanca ile hav ...
... SI : 2020/1886 E., 2021/1475 K.
SUÇ : Olası kastla öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık ... hakkında m ...
... miyet kararına yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, eksik inceleme ile karar verildiğine, suç kastı ile hareket etmediğine, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın her iki katılana yönelik söylediği iddia ve kabul edilen "faşistler" sözünün hakaret niteliğinde olmamas ...
... SI : 2022/2284 E., 2023/803 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Katılanlar ..., ... ve ... veki ...
... CK'nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK'nun 'Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi' başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak, Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece gösterilen gerekçeler cezanın asgari haddin üzerinde makul bir düzeyde artırılması için yeterli ise de, düzenlenen veya kullanılan sahte reçetelerin sayısı ve miktarı, suçtan meydana gelen zarar ve sanıklardaki suç kastının yoğunluğu gözetilerek, her bir sanık yönünden, düzenlenen veya kullanılan sahte reçetelerin sayısı, miktarı, düzenlendiği veya kullanıldığı zaman dilimi ile buna bağlı olarak sanıklardaki suç kastının yoğunluğu, suçun işleniş şekli suçtan meydana gelen zarar ayrı ayrı değerlendirilip, her bir sanığa özgülenerek adalete hakkaniyete uygun ve eylemleriyle orantılı bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler tesisi,
b- Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve her bir sanık yönünden ayrı ayrı uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hükümler kurulması" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 27.09.2013 tarih ve 176-271 sayı ile; kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçundan TCK’nın 204/2, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca sanıklar Abdülkadir Ersoy ve ...’nın 9 yıl, sanık ...'nın ise 7 yıl 15 ay hapis cezası ile; aynı Kanun'un 38. maddesi delaletiyle 204/2, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ...’nın 7 yıl 15 ay hapis cezası ile; TCK’nın 204/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca sanık ...'nın 5 yıl 22 ay 15 gün, sanık ...’ın ise 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile; aynı Kanun'un 38. maddesi delaletiyle 204/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ...’in 7 yıl 6 ay, sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın 5 yıl 22 ay 15 gün, sanık ... Özağaçhanlı’nın 5 yıl 15 ay, sanık ...’nın ise 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, bu hükümlerin de sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafileri ile sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 18.11.2015 tarih ve 4853-31028 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.02.2016 tarih ve 2599 sayı ile;
"Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 27/09/2013 gün ve 2003/176 Esas, 2013/271 Karar sayılı ilamı ile; Sanık ... hakkında; TCK 204/2, 43 mad gereğince 9 yıl hc, Sanık ... hakkında; TCK 204/2, 43 mad gereğince 9 yıl hc, Sanık ... hakkında; TCK 204/2, 43 mad gereğince 7 yıl 15 ay hc, Sanık ... hakkında; TCK 204/2, 43 mad gereğince 5 y ...
... ştığı şirket adına kayıtlı olup, kendisi tarafından kullanılmakta olan GSM hattının, 24.03.2015 günü saat 17.30’dan itibaren tanımadığı kişilerce aranıp, “Eskort Buse ile mi görüşüyorum?” diye sorularak, arayan kişilerin, telefon numarasını, “Malatya escort” adlı bir internet sitesinden aldıklarını beyan etmelerinden dolayı yaptığı araştırma sonunda, anılan sitede, “Busemm Buse” ismiye oluşturulan profil üzerinden aktif kullanımında olan cep telefonu numarasının rızasına aykırı şekilde yayımlandığını görüp, Cumhuriyet Başsavcılığına 25.03.2015 tarihli şikayet dilekçesini vermesinin ardından, söz konusu eylemin, aynı iş yerinde çalıştığı arkadaşı olan ve aralarında önceye dayalı herhangi bir husumet bulunmayan 27 yaşındaki sanık ... tarafından şaka olarak yapıldığını öğrenmesi nedeniyle 26.03.2015 tarihinde şikayetinden vazgeçtiği, iş yeri arkadaşlarını eğlendirmek istediğini ve mağdurun rahatsız edilmesinden dolayı yaptığı şakadan pişman olup, mağdurdan özür dilediğini beyan eden sanığın da oluşu bu şekilde kabul ettiği olayda;
Mağdurun kullanımında olan kişisel veri niteliğindeki cep telefonu numarasını, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle eskort sitesinde yayımlayan sanık hakkında TCK’nın 136/1. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, genel kastla işlenen suçta sanığın saikinin önemli olmadığı, şaka ve benzeri saiklerin kastı kaldırmayacağı, bu durumun cezanın takdirinde ve bireyselleştirilmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeksizin, sanığa yüklenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu açısından sanığın kastının bulunmadığına dair yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle CMK’nın 223/2-c madde, fıkra ve bendi gereğince beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
... SI : 2023/1707 E., 2023/1487 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
1. Sanık ... müdafiinin süre ...
... . HUKUKÎ SÜREÇ
Meşru savunma kapsamında kasten öldürme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın eylemini kanunun hükmünü yerine getirirken sınırın kast olmaksızın aşılması suretiyle işlediğinin kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 24/1 ve 27/1. maddeleri yollamasıyla aynı Kanun’un 85/1, 27/1, 62, 50/4, 52/2 ve 54. maddeleri uyarınca 22.680 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye ilişkin Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.03.2019 tarihli ve 90-136 sayılı hükmün, sanık müdafii ve katılan vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 06.12.2019 tarih ve 1125-1357 sayı ile duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanığın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemi nedeniyle TCK' nın 87/4-2, 62, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.
Bu hükmün de sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.04.2021 tarih, 1271-6088 sayı ve oy çokluğu ile; "…Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktul ... hakkında Karasu ilçesinde meydana gelen çok sayıda hırsızlık olaylarının şüphelisi olarak Karasu Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla yakalama emri çıkarıldığı, maktulün yakalama emri uyarınca İstanbul’da yakalanarak Karasu ilçesine getirildiği, kolluk nezaretinde sorguya sevkedilerek sulh ceza hakimliği duruşma salonunda bekletildiği sırada nezaret eden polis memurunu itekleyip yaralanmasına da sebebiyet vererek duruşma salonunun penceresinden atlayıp kaçtığı, sanığın ise olay günü izinli olmasına rağmen emniyet müdürlüğünde düzenlenen seminere katılmak üzere emniyet binasında bulunduğu, maktulün kaçtığı haberinin emniyete ulaşması üzerine kolluk amirinin emriyle gruplar halinde yakalama çalışmaları başlatıldığı, amiri tarafından kendisine emir verilen sanığın yanında bulunan iki memur ile birlikte maktulün kaçtığı istikamette araştırma yaptıkları sırada, maktulü otluk ve çalılık alanda gördükleri ‘dur’ ihtarında bulunmalarına rağmen maktulün kaçmaya devam ettiği, sanık ve arkadaşlarının ikaz amaçlı havaya ateş ettikleri ancak maktulün ihtar ve ateş etmelerine kayıtsız kalarak kaçmaya devam ettiği bunun üzerine sanığın maktulü yakalamak amacıyla vücudunun alt kısmını hedef alarak peşpeşe iki el ateş ettiği, birinci atışın sağ bacak diz üstü arka iç kısmına isabet ettiği, onu takip eden ikinci atışın ise birinci atışın etkisiyle yere düşmekte olan maktulün sırt sağ tarafına isabet ederek arkadan öne, aşağıdan yukarıya, sağdan sola seyirle sol omuz ön yüzünden çıktığı ve bu atışın ölüme neden olduğu anlaşılmaktadır.
Olaydan sonra maktulün sağ elinde ses ve gaz tabancası tespit edilmiş ise de, maktulün içinde bulunduğu durum, kaçtığı ve vurulduğu yerler nazara alındığında bu tabancanın olayla ilişkisi bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sanığın 2559 sayılı Yasanın 16. maddesi kapsamında maktulü yakalamak amacıyla ve yakalayacak ölçüde silah kullanma yetkisi bulunduğu, başka türlü yakalanamayan maktulün yaralayarak yakalanmasının sağlanması durumunda eylemin TCK’nin 24/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Başka bir deyişle sanık maktule yaptığı ilk atışın sonucunu bekleyip onu yaralı halde yakalasaydı bu fiilden sorumlu tutulmayacaktı. Sanığın yerine getirdiği kamu görevinin mahiyeti, maktulün yakalama emrine rağmen duruşma salonundan nezaret eden görevliyi de etkisiz hale getirerek kaçması, dur ihtarlarına ve uyarı atışlarına kayıtsız kalarak kaçmaya devam etmesi ve eylemin hukuka uygunluk nedeni içinde başlamış olmasının hukuksal bir değeri bulunmadığı düşünülemez. Bu nedenle Sanığın eyleminin herhangi bir olayda hasmını yaralamak isterken onun ölümüne neden olan herhangi bir failden farklı olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Bununla birlikte sanığın maktulü yaralayarak yakalamasına imkan veren yasal düzenleme nazara alındığında hem yaralama kastıyla hareket ettiği hem de bu fiilden tam olarak sorumlu olduğunun kabulü kendi içinde bir çelişki oluşturmaktadır.
Ne var ki, sanık bu ölçüyü aşarak ilk atışla yaralanan maktule yersiz olarak ikinci bir atış daha yapıp onun ölümüne neden olmuştur. Sanık tarafından ardarda iki el ateş edilmiştir. Bu durumda sanık hukuka uygunluk nedeni içinde başladığı eylemi sürdürerek hukuka uygunluk sınırını aşmıştır. O hâlde sınırın aşılmasının kusurlu olup olmadığı ile kusurun niteliğinin tespit ve tayini önem arz etmektedir. Önce ...
... n alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır.
Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır ve bu cebrin mal alma tamamlanmadan önce yapılması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınmış olmasıdır.
Kişinin kastı iç dünyasında meydana geldiğinden niyet okuyuculuk yapılamayacağından kastını tespit için dış dünyaya yansıyan, olay öncesi olay sırasında ve olay sonrasında gerçekleşen söz, davranış ve hareketlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tüm hususlar birlikte değerlendirilerek eylemin başlangıçtan itibaren malı almak amacıyla gerçekleştirildiği anlaşılıyorsa mağdurun malın alındığını görmesine bile gerek olmadan eylemi yağma olarak kabul etmek gerekir. Ancak eyl ...
... emesi hâlinde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı açıkça anlatılmasına rağmen sanık hakkında yalan tanıklık suçundan usûl ve kanuna aykırı şekilde beraat kararı verildiğine, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan neticenin ağırlığına göre alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmediğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmadığı ve suç işleme kastının bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında unsurları oluşmayan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verildiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna, re'sen dikkate alınacak diğer sebeplerle de mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılan ... ile katılanın resmî nikahlı eşi ...'in, Karşıyaka 3. Aile Mahkemesinin 22.05.2013 tarihli ve 2011/1035 Esas, 2013/375 Karar sayılı kararı ile boşandıkları ve boşanma kararının 25.06.2014 tarihinde kesinleştiği, katılanın resmî nikahlı eşi ... tarafından ayrıca zina hukuksal sebebine dayalı ve manevi tazminat istemli boşanma davası açıldığı ve bu davanın yargılamasının ise Karşıyaka 4. Aile Mahkemesinin 2013/820 Esas sayılı dosyasında devam ettiği, katılan ...'ın henüz resmî olarak boşanmadığı ve komşusu olan sanık ... ile cinsel ilişki düzeyine varacak şekilde arkadaşlık kurduğu dönemde, sanık ...'un, katılan ...'la olan cinsel birlikteliklerini kayda aldığı ve bir süre sonra bu kaydı içeren CD'yi ev sahibi olan ...'e, onun da katılanın kocası olan ...'e verdiği iddiaları sübut bulmakla sanık ...'un, katılan ...'a karşı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği, ayrıca sanık ...'un, Karşıyaka 4. Aile Mahkemesinin 2013/820 Esas sayılı dosyasının 29.01.2015 tarihli duruşmasında tanık olarak alınan yeminli anlatımında; "İlkay ile olan ilişkimizi çektiğimiz görüntüleri ... isimli kişiye vermedim. Ayrıca ...'e de görüntüleri vermedim" şeklinde beyanda bulunarak, yalan tanıklık suçunu da işlediği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanun'un 272/2. maddesindeki yalan tanıklık suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık ...'un, katılan ...'la cinsel birlikteliklerini gösteren CD'yi, katılanın kocasına ulaştırmak suretiyle ifşa etmesi biçiminde sübut bulan eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın ...
... nık ...'ın da amacın katılanın mesaj atmaması için telefonun alındığını, temyize gelmeyen sanık ...'in aşamalarda, suça konu telefonu katılanın başkalarına mesaj atmaması için aldığını ve dereye attığını belirttiği, ertesi gün iade etmek için telefonu aradığını ancak atılan yerde bulamadığını beyan ettiği anlaşılmakla telefonlara ait İletişim Tespiti (HTS) kayıtları getirilerek olay saatinden sonra kullanılıp kullanılmadığını araştırılarak, sonucuna göre sanıkların faydalanma amaçlarının bulunup bulunmadığı, sanıkların yağma kastıyla hareket edip etmediği araştırılmadan eksik araştırma ile sanığın yağma suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A.Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünün ilk paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerek ...
... 023 tarihli ve 2022/480 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53/1. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
b. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62/1, 53/1, 58/1. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.06.2023 tarihli ve 2023/1707 Esas, 2023/1487 Karar sayılı karar ...
... 023 tarihli ve 2022/341 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine,
b) Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 82/1-f, 35/2, 62-1, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/1284 Esas, 2023/1 ...
... da bu fıkra hükmü uygulanır" biçiminde zincirleme suç düzenlemesine yer verilmiş, ikinci fıkrasında; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" denilmek suretiyle aynı neviden fikri içtima kurumu hüküm altına alınmış, üçüncü fıkrasında ise; "Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, ... ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz" düzenlemesi ile zincirleme suç ve aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanamayacağı suçlar belirtilmiştir.
TCK.nun 43/1. maddesi düzenlemesinden anlaşılacağı üzere, zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın, fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır.
5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için;
a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi,
b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması,
c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir.
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli olan unsurların üzerinde ayrıntılı olarak durulmasında yarar bulunmaktadır.
a) Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi;
Aynı suç 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde; “Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır” denmek suretiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Öğretide de “aynı suçtan anlaşılması gerekenin, aynı suç tipi olduğu”, kanunda düzenlenen suçların ismi aynı ise aynı suçtan söz edileceği, suçun ism ...
... ince kadına yüklenen “Elindeki bıçak ile davalıya saldırma” vakıasından sonra evlilik birliği devam etmiştir. O halde davacı erkeğin, kadının bu kusurlu davranışını affettiği ve en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerekir. Affedilen ve hoş görülen olaylar karşı tarafa kusur olarak yüklenemez.
Mahkemece tespit edilen ve gerçekleşen olaylara göre eşine “Sürtük, kaltak” şeklinde hakaret eden,' “S...tir ol git, yüzüğünü bırakıp eşyalarını da alıp git" diyerek evden kovan, eşini kastederek tanık...'ye "Nerede kaldığı, ne yaptığı belli değil, ben 10 tane karı bulurum, ancak bir tane ana bulamam" dediği anlaşılan erkeğin, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle iken; tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak, kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. c-Mahkemece davalı-karışı davacı kadının çalışması nedeniyle sabit geliri olduğu ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, kadının yargılama aşamasında asgari ücretle işe başladığı, yalnız yaşadığı, kira giderinin bulunduğu ve adına kayıtlı herhangi bir malvarlığının olmadığı, buna karşılık davalı erkeğin ise: polis memuru olduğu ve 2.800 TL maaş aldığı ve arkadaşları ile birlikte kiralık evde oturduğu anlaşılmıştır. Asgari ücret seviyesindeki gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağını açıklayan HGK 24.12.2014 gün 2013/2-1364esas ve 2014/1082 sayılı kararı doğrultusunda, asgari ücret seviyesinde gelir elde eden davalı karşı davacı kadın yararına yoksulluk nafakası koşulları gerçekleşmiş olup, elde ettiği gelir kadını yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir. Mahkemece davalı karşı davacı kadın lehine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi gereği uygun bir miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı şekilde isteğin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2/b-c bentlerde gösterilen sebeplerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 06.02.2019 tarih, 2017/2734 esas ve 2019/173 sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesine göre KALDIRILMASINA; Bakırköy 4. Aile Mahkemesi 15.12.2016 tarih, 2015/347 esas ve 2016/902 sayılı kararının BOZULMASINA; yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple dilekçe ...
... anıkları tanıdığına ve irtibatlı olduğuna dair de bir delil bulunmadığına, sanığın 6136 sayılı Kanun'un 12/2. maddesinde düzenlenen suça iştirak kastının bulunmadığına ve diğer nedenlere ilişkindir.
2. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği;
Sanık ...'nin suçu tek başına işlediğine, oğlu olan sanık ...'nin suçla bir ilişkisinin bulunmadığına, suçun birlikte ve toplu silah kaçakçılığı işlendiği kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmesine, suç vasfına, ceza miktarına ve diğer nedenlere ilişkindir.
3. Sanık ...'ın temyiz isteği;
Eski hale getirme talebine, atılı suçu işlemediğine, diğer sanıkları tanımadığına, mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
...
...
Gebze 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2023/775 Esas, 2024/80 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/2. maddesi uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 01.02.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2024/21013 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109408 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2023 tarihli ve KYB-2024/109408 sayı ...
... ’nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşarak bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanıklar hakkında yardımın niteliğine göre TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca meydana gelen zarar tehlikesinin ağırlığı nazara alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, makul bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ... ve sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedeni gözetilerek sanık ... hakkında uygulanan 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a mad ...
...
Rahile'yi kasten öldürmekten sanık Tural'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İ. Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 11.01.2005 gün ve 380/4 sayılı hüküm re'sen temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Sanık kasten öldürme suçunu işledikten sonra, yenilenen kasıtla maktüleye ait cep telefonu ile altın küpe ve yüzüğü çaldığından, hakkında hırsızlık suçundan zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürme suçunun sü ...
... kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Erol'un yapılan yargılanması sonunda: 765 sayılı TCK.nun 448,51/1,6136 sayılı Kanunun 13/1,71. maddeleri gereğince 21 sene ağır, 2 yıl hapis cezası verilen ve kesinleşen bu karara karşı hükümlünün 5237 sayılı Yasanın uygulanması ile ilgili uyarlama talebi üzerine 5237 sayılı Yasanın 81,29,52,6136 sayılı Kanunun 13/1. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis ve adli para cezasına dair (K. Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 22.08.2005 gün ve 59/272 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü ile müdahiller taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Müdahillerin yetkileri bulunmadığından, vekillerinin duruşmalı inceleme istemleri ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefetten kurulan hükme yönelik temyiz istemleri reddedilmiştir.
2-765 Sayılı Türk Ceza Yasası uygulanarak verilmiş ve kesinleşmiş olan hükümlerin, 5237 ...
... tni"
F…….'yi kasten öldürmeğe tam, A……., F……., Z…….'ı kasten öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten sanık A……., A……'i kasten öldürmeğe tam, Y…….. ile E.... 'ı kasten öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten, Naciye'yi müessir fiil sonucu yaralamaktan ve tehditten sanık F...., A...., Y....., E....'ı öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten sanık A...., müstakil faili belli olmayacak şekilde F......'yi kasten öldürmeğe tam, A...., F...., Z........'ı kasten öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten sanık Y....., F......'yi müstakil faili belli olamayacak şekilde kasten öldürmeğe tam, Z........, A...., F....'yi kasten öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten sanık E...., Z........ ile A....'i kasten öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten sanık M........., sanık Y.....'in kardeşi A...., E.... ile Y.....'ı kasten öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten sanık Z........, kardeşi A...., E.... ile Y.....'ı öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten sanık Y....., kaygı, korku ve panik yaratacak şekilde meskun mahalde ateş etmekten adları geçen sanıklar A...., F...., A...., Y....., E...., M........., Z........ ile Y....., izinsiz silah taşımaktan sanıklar A...., F...... ile A.......... ve yine adları geçen sanıklar A.... ile F...., ruhsatsız av tüfeği bulundurmaktan sanıklar Y..... ile Z........'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, cürüm delillerini gizlemekten sanık M...... hakkında ceza tertibine yer olmadığına ilişkin Oltu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.1.2004 gün ve 32/1 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık F.... ile müdahil taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-a)Sanık F.... hakkında müdahiller Y....., M…….. A……, A……. A……'yi tehdit suçundan açılan davalarla ilgili olarak mahkemesinden herzaman karar alınabileceğinden bu suçlardan hüküm kurulmaması hususundaki eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır.
b)Sanık A……. hakkında kurulan hüküm taraflarca temyiz edilmediğinden inceleme dışı bırakılmıştır.
2-Müdahil N…….. ve müdahil sanıklar A...., Y....., E.... ve Mehmet vekilinin yetkisi bulunmadığından ...
... i'i kasten öldürmeye tam derecede teşebbüste sanık Irfan'ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (B...Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 03.06.2005 gün ve 107-69 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğ-name ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Hükmün gerekçesine yönelik temyizi bulunmadığından, sanık İrfan müdafiinin, sanık irfan hakkında saldırgan sarhoşluktan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemi reddedilmiştir.
2- Sanık İrfan hakkında mağdur Sabri'yi kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan h ...
... 'i kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık M..... 'in yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (KADIKÖY) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2005 gün ve 265/435 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya içeriğindeki delillere ve tanık A......'ın aşamalarda değişmeye ...
...
CEZANIN İNDİRİLMESİ
KASTEN ADAM ÖLDÜRME
ŞAHISTA HATA
TAKDİRİ İNDİRİM
TAKSİRLE YARA ...
... kasten öldürmekten ve ruhsatsız av tüfeği taşımaktan sanık A…
…… 'in yapılan yargılanması so ...
... ldürdüğü olayda, münhasıran kan gütme saiki düşünülemeyeceğinden Ç……..'in ilk olayda sanığın kardeşi M……..'yı kasten öldürüp 765 Sayılı TCK.nun 448, 51/1 ve 55/3. maddeleri uyarınca mahkum olup cezasının infaz edilerek çektiği nazara alınıp aradan geçen süreyi de göz önünde tutarak hafif tahrik etkisiyle tasarlayarak adam öldürme suçunu işlediğinin kabulüyle 765 Sayılı TCK.nun 450/4, 51/1 ve 59. maddeleriyle hüküm kurulması gerekirken bu hususta istikrar kazanmış içtihatlara itibar edilmeyerek yazılı biçimde TCK.nun 450/10, 59. maddeleriyle hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan bu suçtan kurulan hüküm ile irtibat sebebiyle diğer suçlardan kurulan kısmen re'sen de temyize tabi bulunan hükümlerin (BOZULMASINA) 04.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
... i kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık A……..'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2005 gün ve 239/73 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Tabanca gibi etkin bir silahla yakın mesafeden mağdurun karın bölgesi hedef alınarak yap ...
...
A…… 'ı kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Muharrem 'in yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (SALİHLİ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2005 gün ve 155/224 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Müşteki ile sanık arasında çıkan tartışma sonrasında, sanık olay yerinden uzaklaşırken müştekinin bıçakla sanığa saldırdığı, sanığın ise olay yerinde görüp aldığı ağaç kürek ve sandalye ile müştekiye karşı kendini savunarak vurduğu, bunun etkisiyle alkollü olan müştekinin düşüp başını sert zemine vurarak yaralandığı olayda, sanığın yasal savunma içinde hareket ettiği anlaşıldığından ceza verilmesine yer olmadığına ve beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce ...
...
A.. 'yi kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten, D……., M……., İ…….. ile S……. 'ı yaralamaktan sanık Abdullah 'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İZMİR) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.06.2005 gün ve 544/142 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdahiller vekili tarafından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık A…….. 'ın mağdurlar A.. ve D……. A..'yi yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, mağdur A..'ye yönelik eylemde tahrik ve takdire, mağdur D……. A..'ye yönelik eylemde takdire yönelen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin tahrikin ağır olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Mağdur D……. 'un kavgayı aralamak istemesinden başka bir eylemi olmadığı halde sanığın bu mağduru yaralamasından verilen cezanın ...
...
E……. 'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık D……., işbu suça fer'i fail şekilde iştirakten sanık M..... 'nın yapılan yargılanmaları sonunda: Davut'un hükümlülüğüne, M……..'nın beraatine ilişkin KIRIKKALE Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.08.2005 gün ve 20/97 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık D……. ile müdahil vekilleri taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
a) Dosya içeriğine ve ifadelere göre uzun yıllardan beri maktülle gayri resmi olarak karı koca hayatı yaşayan, maktülün maddi ve manevi destek ve himayesinde olup nüfus kayıtlarına göre maktülle en az 3 müşterek çocuğu bulunan müşteki Dilber'in maktülün ölümünden dolayı suçtan zarar gören konumunda bulunduğu gözetilerek müdahale isteminin kabulü yerine redine karar verilmesi,
b) Nüfusa kayıtlı olmayan ve maktülle, Dilber'in müşterek çocuğu olduğu ifade edilen Berat'ın da ...
...
M……..'yı kasten öldürmekten sanık O……., işbu ölümle biten kavgaya katılmaktan sanık Sadık 'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ilişkin (İZMİR) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.07.2005 gün ve 395/220 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ile müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Müdahil vekilinin duruşmalı inceleme isteminin yetkisizlik nedeniyle; sanık O…….müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin ise yasal süreden sonra olması nedeniyle CMUK.nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık O…….'un adam öldürme ...
...
G…….'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık H…….. 'in yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (DENİZLİ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.06.2005 gün ve 77/220 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Katılanların 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan verilen cezayı temyize yetkileri bulunmadığından, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan eksik para cezası tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, ...
... ılıp, 20 gün iş ve gücüne engel olacak şekilde yaraladığı olayda, suçta kullanılan aletin niteliği, hedef alınan vücut bölgesi, meydana gelen yaranın niteliği dikkate alındığında öldürme kastıyla hareket edildiği anlaşıldığı halde, öldürmeye teşebbüs yerine yaralama suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, hükümlerin (BOZULMASINA), ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 27.12.2006 günü oybirliği ile karar verildi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2006/3782 E., 2007/758 K.
KASTEN YARALAMA
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 35 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
"İç ...
... etni"
Ş……..' u kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Lami'nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ADANA) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.07.2005 gün ve 60/191 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık L……. 'nin suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, tahrikin uygulanması gerektiğine, yasal savunma koşullarının varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanık başka bir suçtan arandığı sırada arkadaşı V…… aracı ile mağdurdan borç para istediği, par ...
... mesi üzerine 12.08.2003 tarihli iddianame ile Kenan ve oğlu Ferdi haklarında kasten adam öldürmek suçundan 765 sayılı TCK'nın 448. maddesi uyarınca kamu davasının açıldığı, 07.08.2003 günü tutuklanan Kenan'ın ilk oturumda 13.09.2003 günü tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiği, tahliyesini müteakip sanıklarca takibe alındığı ve olay günü olan 22.09.2003 günü oğlunun tasdiknamesini almak için evden ayrıldığında sanık Mehmet tarafından görülüp diğer sanıklara haber verilmesi üzerine 2 araçla olay yerine giden sanıkların izlemeye aldıkları ve eylem için yer ve zamanın müsait olduğunu tespit ettiklerinde her birinin maktule yanında bulundurduğu tabancalarla ateş ettikleri, yaralı olarak mağdur Ertan'ın aracına binerek kaçmak istediğinde de aracın önünü keserek kesin sonucu alıncaya kadar ateşe devam ederek öldürdükleri olayda;
Kan gütme saikinin varlığının kabulünün başkaca bir neden eklenmeksizin eylemin münhasıran kan gütme saikiyle işlenmesi halinde mümkün olacağı, sanıkların akrabası olan Orhan'ın maktul ve oğlu tarafından öldürüldüğü iddiası ile açılan kamu davasının derdest olduğu, sanıkların 48 gün önce meydana gelen bu olayın etkisinden kurtulup duydukları üzüntü ve kırgınlığı sona erdirip münhasıran kan gütme saikiyle hareket ettikleri açıklıkla anlaşılamadığından, bu nedenle kan gütme saikiyle adam öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığı, ancak; olaya konu Orhan'ın öldürülmesine ilişkin dava dosyası ile 26.09.2005 günlü polis fezlekesinde bahsedilen Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2003/36018 sayılı hazırlık evrakı getirtilip tüm dosya ile birlikte incelenip değerlendirilerek;
1-Suç işleme kararının ne zaman alındığı ve eylemin ne zaman işlendiği mevcut kanıtlarla saptanarak, suç işleme kararı ile eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükunete ulaşıp ulaşmadığı hususları araştırılarak eylemin tasarlayarak adam öldürme niteliğinde olup olmadığının karar yerinde tartışılmaması,
2-Or ...
... ayin ettiği hududu tecavüz etmek suretiyle Murat'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar Hasan'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, sanık Fikret'in öldürmekten beraatine ilişkin (Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 04.10.2005 gün ve 230/147 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Sanıklar Hasan ve Fikret haklarında izinsiz tabanca taşımak suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak;
a)Suç tarihi itibariyle eksik para cezasına hükmolunması, karşı te ...
... ANUNU (MÜLGA) [ Madde 64 ]
"İçtihat Metni"
Cuma'yı kasten öldürmekten sanık Kadir, işbu ölümle biten kavgaya katılmaktan sanıklar Muzaffer, Ahmet, Mehmet, Ömer, suçu üstlenmekten sanık Fuat, resmi mercileri iğfalden sanık Sabri'nin yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar Kadir, Sabri ile Fuat'ın hükümlülüklerine, sanıklar Muzaffer, Ahmet, Mehmet ile Ömer'in beraatlerine ilişkin (Mersin İkinci Ağır Ceza Mahkemesi) nden verilen 19.10.2005 gün ve 91/305 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Katılan Emine 17.06.2005 tarihli talimat beyanında sanıklar hakkında şi ...
... faili belli olmayacak şekilde taammüden öldürmekten, Mustafa, Ahmet, Şahin ile Alaattin'i taammüden, Erkan'ı da kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten ve tehditten sanıklar Hacı, Letif, Hasan, Şibli, Necati, Sabri ile Mehmet, izinsiz silah taşımaktan adı geçen sanık Letif'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, adları geçen sanıkların üzerlerine atılı diğer suçlardan Necati, Sabri ile Mehmet'in tüm suçlardan beraatlerine ilişkin (Şanlıurfa İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 11.07.2005 gün ve 235/144 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar Hacı, Şibli, Letif ve Hasan ile müdahil Erkan taraflarından istenilmiş, sanıklar Hacı, Hasan, Şibli duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, sanıkların duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-A) Sanık Şibli mağdur-müdahil Erkan'a yönelik eylemi tabanca ile işlediği halde gerekçe kısmında bıçakla işlendiğinin belirtilmesi,
B) Sanık Hacı'nın mağdur-müdahil Ahmet'i yaralaması suçundan kurulan hükümde sonuç cezanın 5 ay hapis yerine 5 sene ...
... kasten öldürmekten sanık Ayhan'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin (Kartal Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.11.2005 gün ve 126/372 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin sonuç ceza miktarına göre CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
2-Sanığın savunması ve bu savunmayı doğrulayan tanık anlatımlar ...
...
ADAM ÖLDÜRME
KASTEN YARALAMA SONUCU ÖLÜM
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 86 ]
"İçtiha ...
...
ADAM ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
KASTEN YARALAMA
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 35 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
5237 S. ...
... k suçundan Erhan hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup, 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK'nın 87/4, 29/1, 62/2, 53/1-2, 63. maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (Bursa Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 16.11.2006 gün ve 47/426 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hükümlü Erhan hakkında öldürme kastı olmaksızın müessir fiil sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan;
765 sayılı Türk Ceza Yasası uygulanarak verilmiş ve kesinleşmiş olan hükmün ...
... etni"
Bayram'ı kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık Mehmet'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin (Niğde Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 12.06.2006 gün ve 13/226 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcı I iğ ı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin teşdiden ceza verilmemesi gerektiğine ve tahrikin ağır derecede olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
1)Oluşa, dosya içeriğine ve görgü tanıklarının anlatımlarına göre, sanık ile mağdu ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/6258 E., 2007/9115 K.
KASTEN ÖLDÜRME
MEŞRU SAVUNMA
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 25 ]
5237 ...
... DAM ÖLDÜRME
OLASI KAST
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
"İçtihat Metni"
N..... ...
...
HAKSIZ TAHRİK
KASTEN ÖLDÜRME
KASTEN YARALAMA
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 29 ]
5237 ...
... KIL HASTALIĞI
CEZA EHLİYETİ
KASTEN ÖLDÜRME
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 32 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
5237 S. ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/4914 E., 2008/2475 K.
KASTEN ADAM ÖLDÜRME
KASTEN YARALAMA
OLASI KAST
523 ...
...
İŞTİRAK
KASTEN ÖLDÜRME
TEŞEBBÜS
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 35 ]
5237 S. T ...
...
HAKSIZ TAHRİK
KASTEN ÖLDÜRME
KASTEN YARALAMA
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
5237 ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/2176 E., 2008/2728 K.
KASTEN ÖLDÜRME
TEŞEBBÜS
YARALAMA
5237 ...
...
HAKSIZ TAHRİK
KASTEN ÖLDÜRME
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 29 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
5237 S ...
...
HAKSIZ TAHRİK
KASTEN ÖLDÜRME
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 29 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
5237 S ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/8437 E., 2008/3340 K.
KASTEN ÖLDÜRME
TAHRİK
TÖRE SAİKİ
5237 S. ...
...
KAN GÜTME
KASTEN ÖLDÜRME
OLASI KAST
TASARLAMA
TEKE ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/2235 E., 2008/5944 K.
KASTEN ÖLDÜRME
SUÇ DELİLLERİNİ GİZLEME VE YOK ETME
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 281 ]
5237 S. T ...
...
CEZA EHLİYETİ
KASTEN ÖLDÜRME
YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 31 ]
5237 S. TÜRK ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/7205 E., 2008/6255 K.
KASTEN ÖLDÜRME
MENFAAT ZITLIĞI
MÜDAFİ
5271 S ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/7917 E., 2008/6786 K.
KASTEN ÖLDÜRME
KASTEN YARALAMA
TEŞEBBÜS
5237 ...
... AKSIZ TAHRİK
SFR KASTEN ÖLDÜRME
TEKERRÜR
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 29 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 53 ]
5237 S. ...
...
ETKİLİ EYLEM
KASTKASTEN ADAM ÖLDÜRMEK
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 87 ]
"İçtih ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/6057 E., 2008/6954 K.
KASTEN YARALAMA
TEŞEBBÜS
UZLAŞMA
YAŞ ...
...
GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME
KASTEN ÖLDÜRME
TEŞEBBÜS
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 265 ]
5237 S. TÜRK ...
... AKSIZ TAHRİK
TÖRE SAİKİYLE KASTEN ÖLDÜRME
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 82 ]
"İçtihat Metni"
Gülşenl k ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2008/5356 E., 2009/369 K.
KASTEN ÖLDÜRME
MEŞRU SAVUNMA
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 25 ]
5237 ...
... AKSIZ TAHRİK
TÖRE SAİKİYLE KASTEN ÖLDÜRME
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 82 ]
"İçtihat Metni"
Murat'ı t ...
... kan gütme saikiyle, Burhanettin kasten ayrı ayn öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Hayrettinin yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin (Sakarya İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 06.02.2008 gün ve 129/40 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Katılan vekilinin yetkisi olmadığından duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-) 2001 yılında maktul Ali'nin oğlu Ademin sanığın amcası Fahrettini öld ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/2063 E., 2009/4128 K.
KASTEN YARALAMA
LEHE KANUN UYGULAMASI
ÖLÜME SEBEBİYET VERECEK ŞEKİLDE KASTEN
TAKSİR ...
... elli bir hazırlıkla sebat ve ısrarla öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekle; yargılamaya konu olayda sanığın, öldürme kararını ne zaman verdiği, eylemini, bu karar üzerine sebat ve ısrarla sürdürdüğü kesin olarak belirlenemediğinden, kasten insan öldürme suçundan cezalandırılması yerine tasarlayarak öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
2) Sanık savunmasında, maktulün, kendisine sözle ve elle sarkıntılık yaptığından dolayı öldürdüğünü ileri sürmüş İse de, savunma bütün olarak değerlendirildiğinde itibar edilmesinin mümkün olmadığı, savunmanın, cezayı hafifletmeye yönelik olduğu gözetilmeden yazılı şekilde haksız tahrik indirimi uygulanması sureti ile eksik ceza tayini,
3) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde ise; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, sor ...
...
Tabanca ile karısını, oğlunu ve bir kişiyi kasten öldürmek, bir kızını öldürmeye tam teşebbüs, diğer kızını öldürmeye eksik teşebbüs suçundan Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2003 tarihli ve 2003/107 esas, 2003/248 sayılı ilamıyla müebbet ağır hapis, 30 yıl ağır hapis, 20 yıl ağır hapis, 16 yıl 8 ay ağır hapis, 12 yıl 6 ay ağır hapis ve toplam 12 ay 5 gün süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit suretiyle cezalarının infazına hükmedilen ...’ın, bu cezalarını Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ederken hücre hapis cezasının 4 ay 19 günlük kısmı kaldığında, kalan bu cezayı çekmesi için doktor raporu alınmak üzere Erzurum Numune Hastanesine sevk edildiğinde, bu hastanenin 03/01/2008 tarihli heyet raporu ile kendisine kroner arter hastalığı (Prostat CA) tanısı konularak hücrede kalmasının sağlığı açısından zararlı olduğunun belirtilmesi karşısında, infazına devam edilip edilmeyeceği hususunda Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden görüş sorulması üzerine infazın aynen devamına dair anılan mahkemenin 20/02/2008 tarihli ve 2008/209 değişik iş, 2008/149 müteferrik sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/04/2008 tarihli ve 2008/451 değişik iş sayılı kararını kapsayan infaz dosyası suretini havi evrak incelendi.
I-OLAY;
Hükümlü ... (Mehmet ve Zezi’den olma, Diyadin 31/01/1942 doğumlu, ... ili, ......, ilçesi, ... Köyü, Hane No:34’de kayıtlı, halen ...
... AKSIZ TAHRİK
İLK HAKSIZ HAREKET
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 29 ]
5237 S. TÜ ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2008/7369 E., 2009/5661 K.
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
OLASI KAST
TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ
5237 S. ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2008/10242 E., 2009/5663 K.
KASTEN ÖLDÜRME
TASARLAYARAK ADAM ÖLDÜRME
"İçtihat Metni"
Turga ...
... AKSIZ TAHRİK
KAN GÜTME SAİKİYLE ADAM ÖLDÜRME
KASTEN ÖLDÜRME
TASARLAYARAK ADAM ÖLDÜRME
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 29 ]
5237 S. TÜRK ...
... RIN İÇTİMAİ
ÇOCUK ÖLDÜRME
KASTEN ÖLDÜRME
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 6 ]
5237 S. TÜRK CEZA KA ...
...
DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 35 ]
5237 S. TÜRK ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2008/11007 E., 2009/5873 K.
KASTEN ÖLDÜRME
KASTEN YARALAMA
OLASI KAST
523 ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2008/3308 E., 2009/5944 K.
KASTEN BIÇAKLA YARALAMA
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
KASTEN YARALAMA
5237 S ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/7901 E., 2009/6514 K.
KASTKASTEN ÖLDÜRMEYE KALKIŞMA
KASTEN YARALAMA
"İçt ...
...
BİRDEN FAZLA KİŞİYİ KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 450 ]
"İçtihat Metni"
Yüksel ile Süley ...
... sten öldürmekten sanık M.....'nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İzmir Onbirinci Ağır Ceza Mahke-mesi)'nden verilen 26.12.2006 gün ve 228/72 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşa
ğıdaki karar tespit edildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdir ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru müdafaaya vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
Ancak;
1-Dosya kapsamına göre, olaydan kısa bir süre önce alkollü olan maktulün, sanı ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2008/394 E., 2009/6639 K.
KASTEN YARALAMA SONUCU ÖLÜME NEDEN OLMA
OLASI KASTLA ADAM ÖLDÜRME
"İçtihat Metni"
Olası ...
...
BEDEN VEYA RUH BAKIMINDAN KENDİSİNİ SAVUNAMAYACAK DURUMDA BULUNAN KİŞİYİ ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 35 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 82 ]
"İçtihat Metni"
...
... mek kastıyla ateş ettiğini ancak isabet ettiremediğini, suçun kasten öldürmeye teşebbüs aşamasında kaldığını açıklayarak ve bu açıklamaya uygun sevk maddelerini göstererek iddianame düzenlemiştir.
Unu ...
...
...'ı kasten öldürmekten, ...'ı da öldürmeye teşebbüsten sanık ..., işbu suçlara yardımdan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., konut dokunulmazlığını bozmaktan adları geçen sanıklar ile ..., ... ile ...'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine,..... ve ... haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/07/2008 gün ve 452/375 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş,.... ve ..... dışındaki sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; .... ve .... dışındaki sanıklar hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanıklar .... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçlarından CMK.nun 231.ma ...
...
...'ı kasten öldürmekten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/11/2007 gün ve 94/366 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık hakkında ... Ruh Sağlığı Hastanesi ile ...
... ..'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.03.2009 gün ve 74/71 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Olay tarihinde (12 - 15) yaş grubundan olan san ...
... .., ... ile ...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda: kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin (BEYOĞLU) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/09/2008 gün ve 75/295 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a)Sanıklar ..., ... ve...haklarında, kamu davaları ...
...
...'i kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., işbu öldürme suçuna iştirakten sanıklar ..., ..., ... ile ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, sanık ... hakkındaki kamu davasının tefrikine ilişkin (UŞAK) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/05/2008 gün ve 107/171 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... dışındaki sanıklar ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık ... duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık ... hakkında duruşmalı, diğer sanıklar ile müdahilin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1993 doğumlu olup, 27.09.2007 tarihli oturumda beyanı tespit edilen ve ...
...
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve hakaretten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KARŞIYAKA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.12.2006 gün ve 66/440 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a)Sanık müdafiinin duruşma talebinin cezanın mik ...
... ..'ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., işbu suça katılmaktan sanıklar ... ile ...'in yapılan yargılanmaları sonunda: .....'in hükümlülüğüne, .... ile .....'in beraatlerine ilişkin (NİĞDE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13/03/2009 gün ve 3/77 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in k ...
...
...'u kasten öldürmekten, ...'u yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar ... ile ..., ... ...'u yaralamaktan adıgeçen sanık ..., suçu üstlenmekten sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, İsa'nın ...'i yaralamaktan beraatine, ...'e TCK.nun 270/1-2 maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin (MUŞ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.07.2008 gün ve 31/212 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar ... ve... müdafii taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıkların duruşmaya müdafii göndermemeleri nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık ... hakkında mağdur ...’e yönelik yaralama suçundan verilen bera ...
...
...'i kasten öldürmekten, ... 'yı kasten öldürmeye teşebbüsten ve genel güvenliği tehlikeye sokmaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar ..., ..., ...'i kasten öldürmekten, ... ile ...'i kasten öldürmeye teşebbüsten, genel güvenliği tehlikeye sokmaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık ... 'nın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, sanıklar ... ile ...'in genel güvenliği tehlikeye sokmaktan beraatlerine ilişkin (...) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/072008 gün ve 65/180 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanıklar ... ile ... duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanıklar ... ile ... hakkında duruşmalı, diğer sanık ...'in temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katılan-sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan-sanık ... müdafiinin, temyi ...
... ..'u kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KARTAL) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21/04/2009 gün ve 236/148 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığı ...
...
...'ı kasten öldürmekten ve ...'ı yaralamaktan sanık ..., ...'ı yaralamaktan ve hakaretten sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (AMASYA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/07/2008 gün ve 58/162 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık ... müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık ... hakkında duruşmalı, sanık ... ile müdahilin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Temyiz dilekçesinin içeriğine göre, müdahil sanık ... m ...
... ..'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar ..., ... ile ... 'un yapılan yargılanmaları sonunda: ... ve ...'ın hükümlülüklerine, ... 'un beraatine ilişkin (BAKIRKÖY) Onikinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/01/2009 gün ve 173/6 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ... ve ... müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Gerekçeli karar başlığında sanık ...’ın tutukla ...
... ..'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (DOĞUBAYAZIT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/12/2008 gün ve 84/173 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık .. ...
... tülün evinden ayrıldığını, Cuma günü de maktülü öldürmek için döndüğünü, olay tarihi olan 25.01.2003 tarihinde de av tüfeği ile maktülü öldürdüğünü beyan ettiği, sanığın eyleme olay tarihinden günler önce karar verdiği, yaptığı planı sebat ve ısrarla uygulamaya koyduğu, tasarlanan eylem ile icrası arasında geçen sürede kararından vazgeçmediği anlaşılmakla, sanığın eyleminin tasarlayarak insan öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, bu suçtan cezalandırılması yerine, kasten öldürme suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafii ve müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA) 20.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
...
...'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (GİRESUN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/07/2008 gün ve 202/158 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Uygulamaya göre; mağdurdaki yaralanmalar nede ...
...
...'nu kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'nun yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BİTLİS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/12/2008 gün ve 171/190 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık hakkında verilen hüküm, 30.12.2008 tarihli ...
...
...'i olası kastla öldürmekten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/01/2008 gün ve 276/375 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın s ...
...
... 'i kasten öldürmeye eksik derecede teşebbüsten sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KİLİS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.12.2006 gün ve 25/271 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre ...
... .. 'i kasten öldürmekten, ...'yı da öldürmeye teşebbüsten, hakaretten, tehditten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, hakaretten ve tehditten beraatine ilişkin (ISPARTA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/01/2008 gün ve 239/10 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin, C.Savcısının temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahiller vekilinin temyiz süre tutum dilekçesinde, temyiz is ...
...
...'yı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/09/2008 gün ve 225/266 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a)Gerekçeli karar başlığında suçun kasten öldürme yerine öldürme ...
...
...'i kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., işbu suça katılmaktan sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (...) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/05/2009 gün ve 381/188 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık ... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Sanık ... müdafiinin yasal süreden sonraki duruşmalı incelem ...
...
... ile ...'ı ayrı ayrı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ..., işbu suça yardımdan sanıklar ... ve ...'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, ... ve ...'in ....'a eylemi ile sanıklar ... ile ...'in tehdit suçlarından beraatlerine ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2007 gün ve 246/198 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş, sanık ... duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık ... hakkında hükmolunan cezaların miktarına göre, m ...
...
.... ile ... Yel'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: 5237 sayılı TCK.nun 27/2 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31/05/2006 gün ve 510/282 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile şikayetçi ... Yel taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğun ...
...
...'i kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KARTAL) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/05/2007 gün ve 69/192 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarları ve yasal sü ...
...
...'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ..., ...'i yaralamaktan sanık ...'in yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/02/2007 gün ve 97/341 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Sanık ... hakkında öldürmeye teşebbüs suçun ...
...
... ile ... 'i ayrı ayrı kasten öldürmeye teşebbüsten, tehditten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ... ...in yapılan yargılanması sonunda: ...'yi öldürmeye teşebbüsten hükümlülüğüne, öldürmeye teşebbüsten ve tehditten beraatine ilişkin (BAKIRKÖY) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/11/2005 gün ve 327/170 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Kasten öldürmeye teşebbüs ve tehdit suçlarından açılan kamu ...
...
... 'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., işbu suça yardımdan sanık Güney Kaya'nın yapılan yargılanmaları sonunda: sanık ...'in hükümlülüğüne, ...'in beraatine ilişkin (KARTAL) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.01.2007 gün ve 142/21 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık ... müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, müdahiller vekili duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahillerin hak ve yetkisi olmadığından vekillerinin duruşm ...
...
....'ü kasten öldürmekten sanık ..., işbu suça yardımdan sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (...) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/09/2007 gün ve 28/313 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, müdahil vekili duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.a) Katılanların yetkisi olmadığından vekillerinin duruşma ...
... lince, .... ve ..... yönünden CMUK 310. maddesinde kabul edilen yasal süreden sonra temyiz edilmiş ise de, hüküm fıkrasında Anayasa’nın 40/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 232/6 maddelerine aykırı şekilde yasa yoluna başvuru şekli gösterilmediğinden, hükmün süresinde temyiz edildiği kabul edilmiştir.
2- 6136 sayılı Yasa’ya aykırılık suçundan 24.11.2004 tarih ve 598/255 sayılı ilamla kurulan mahkumiyet hükmü, Dairemizin 06.04.2006 tarih ve 855/1214 sayılı ilamı ile, temyiz edenlerin sıfatı ve temyiz içeriklerine göre inceleme dışı bırakılarak kesinleştiği halde, bu suçtan yeniden kurulan hüküm hukuki değerden yoksun sayılmış ve inceleme dışı bırakılmıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürme ve mağdur ...’ya yönelen kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma kararına uyularak verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin takdire yönelen, müdahiller vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanığın, mağdur ...’yı kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine dair hükmün ONANMASINA,
B-a) Öldürme suçu yönünden; sanığın, eşinin maktul tarafından ... zamandır taciz edildiğin ...
...
....'yu kasten öldürmekten sanık ...'nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.11.2008 gün ve 232/437 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtayca incelenmesi müdahiller vekili tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, ...
...
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KARTAL) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/02/2008 gün ve 259/92 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanı ...
...
...'ı kasten öldürmekten sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.11.2008 gün ve 224/322 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Katılan ... duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ...
...
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ISPARTA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.05.2009 gün ve 73/117 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sa ...
...
...'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar ..., ... ile ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (...) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07/12/2006 gün ve 50/549 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Dairemizin 02/12/2005 tarih ve 4002/3890 say ...
...
...'yı kasten öldürmekten, ...'ı da yaralamaktan sanık ..., ...'u yaralamaktan sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (...) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/06/2008 gün ve 368/185 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahil-sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş, sanık ... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temmyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık ... hakkında duruşmalı, müdahil-sanık ...'ın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Maktulden müdahiller ... ve ....'in, sanık ... hakkında mağdu ...
... tehdit ve korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın, silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2. maddesi uyarınca beraatine, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c, 62/2 ve 54. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesince 08.09.2015 tarih ve 735-429 sayı ile verilen hükümlerin kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle dosyayı yeniden ele alan Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesince 05.07.2022 tarih ve 69-491 sayı ile korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan verilen hüküm açıklanarak sanığın TCK’nın 170/1-c, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
Hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 15.12.2022 tarih ve 2752-3895 sayı ile;
"... Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf nedenleri bu sebeple ...
... kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-d, 168/3, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.09.2020 tarihli ve 15-264 sayılı hükümlerin, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 22.04.2022 tarih ve 1670-933 sayı ile; kasten yaralama suçuna ilişkin istinaf başvurusunun reddine, nitelikli yağma suçuna ilişkin ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 04.03.2024 tarih, 6356-2960 sayı ve oy çokluğu ile; "Yağma suçunun unsuru niteliğindeki basit kasten yaralama suçu açısından; sanık hakkında ilk derece mahkemesinde üst soya karşı basit kasten yaralama suçundan verilen adli para cezası kaldırılarak sanık hakkında her iki suç yönünden kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede: ...Sanığın olay günü saat 10.00 sularında müşterek konutlarında bulundukları sırada annesi olan mağdur ...'dan 50,00 TL para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine mağdur ...'ın sol koluna yumruk attığı, kendisine müdahale eden babası olan mağdur ...'un başına yumruk atarak onu da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve ardından mağdur ...'ın üzerinde bulunan 50,00 TL parayı alarak evden ayrıldığı olayda; sanığın, olayların başından beri özgülediği kastı doğrultusunda mağdur ...'a karşı geliştirdiği eylem ve söylemini bir aşamada engellemeye kalkan mağdur ...'a yönelik fiilinin de mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçunun unsurunu oluşturduğu düşünülmeden, sanık hakkında nitelikli yağma suçunun yanında ayrıca kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Daire Üyesi ... ise "İnceleme sonucu Heyet tarafından varılan bozma kararına katılmakla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kesinleşen ve temyize getirilmeyen, temyiz edils ...
... sten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi uyarınca 4 ay; mala zarar verme suçundan TCK'nın 151/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına; her iki suç yönünden aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına ilişkin Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.05.2019 tarihli ve 260-470 sayılı hükümlerin, hükümlü tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 17.09.2019 tarih ve 1403-1179 sayı ile isnat edilen suçların uzlaştırma kapsamında olması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesinden sonra yargılamaya devam eden Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesince 28.01.2020 tarih ve 553-63 sayı ile; müsnet suçlardan hükümlünün TCK’nın 86/2, 151/1 ve 52. maddeleri uyarınca ayrı ayrı olmak üzere 2400 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kesin nitelikteki hükümlere karşı hükümlünün, yargılamanın yenilenmesine ilişkin talepte bulunması üzerine Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesince 02.03.2020 tarihli ve 553-63 sayılı ek karar ile istem reddedilmiş, vaki itiraza istinaden inceleme yapan Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince 27.04.2020 tarih ve 246 değişik iş sayı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Merci kararına karşı Adalet Bakanlığınca 24.11.2022 tarih ve 16636-2022 sayı ile kanun yararına bozma is ...
... savcılarının soruşturma yapmaktan korkar hale gelmelerine neden olabilir.
Kaldı ki, 5237 sayılı TCY nın 257/1. maddesindeki suçun oluşabilmesi için; kamu görevlisinin görevin gereklerine aykırı davranışı yanında, görevin gereklerine aykırı hareket ettiğini ve fiil neticesinde bir kişinin mağduriyetine ya da kamunun zararına neden olunacağını veya kişilere haksız kazanç sağlamış olacağını bilerek ve isteyerek hareket etmesi de şarttır. Suçun manevi unsurunu bu şekilde belirtilen kast oluşturmaktadır.
Somut olay açısından değerlendirme yapıldığında; kazanç kaygısı gütmeden daha önceki müfettiş tavsiyelerine uygun hareket etmek gayretiyle hareket ettiğinde kuşku bulunmayan ve suç tarihi itibarıyla 8-9 yıllık Cumhuriyet savcısı olan sanığın her olayın kendi özelliklerini değerlendirmek suretiyle, delillerin kaybolmasından korkulan veya zamanaşımının belirlenmesi açısından suç vasfının tespit edilmesinde zorluk çekilen durumlarda keşif yapılması gerektiğini, buna karşılık olay tutanağının daha açık olduğu veya suç vasfı ile zamanaşımını diğer delillerle tespit edebilme olanağının bulunduğu durumlarda ise keşfe gerek bulunmadığını bilmesi gerektiği halde; istisnasız olarak tüm faili meçhul hırsızlık olaylarında keşfe gitmesi ve hatta bazı dosyalarda önceden daimi arama kararı verip, daha sonra keşif yapması ya da keşif yaptığı bazı dosyaların diğe ...
... AR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, silahla kasten yaralama, silahla kasten yaralamaya teşebbüs, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, tehdit, silahla tehdit, mala zarar verme, kamu malına zarar verme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili davanın başka bir yer ağır ceza mahkemesine nakli
Adalet Bakanlığının 5271 sayılı ...
... ÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye azmettirme ve yardım etme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜ ...
... ve 2023/107 Esas, 2024/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 04.03.2024 tarihli ve 2024/499 Esas, 2024/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; olayda haksız tahrik koşullarının ...
... 020/117 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında,
1. Nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) be ...
... ntı yapılmadan yapılmış gibi evrak düzenlemediklerini, yılda en fazla 24 toplantı karşılığı huzur hakkı ücreti aldıklarını, yazı işleri müdürünün hazırlamış olduğu ödeme emrini sehven imzaladığını, askere gitmemek için rapor aldığından ve fiilî olarak çalıştığından bu dönem için de huzur hakkı ücreti ödendiğini müfettiş denetiminde öğrendiğini, sanık ...’in aynı zamanda yazı işleri müdürlüğü, yeşil kart, korucu fon ve köylere hizmet götürme birliğinin işlerine baktığı için çok yoğun olduğunu, bu tür işleri takip edecek başka eleman olmadığı için evrakı düzenleyen personelin tarihi yanlış atmış olabileceğini, ayrıca rutin çalışmalara devam edip o tarihlerde toplantı yaptıklarını, toplantılarda ... Köyü Muhtarı ..., ... Köyü Muhtarı ..., Encümen Üyeleri ... ve ...’in de olduklarını, toplantı başı alınan 213 TL için bu yola başvurmayacağını, suç işleme kastının olmadığını, kamu zararının tamamını suçsuz olmasına rağmen ödediğini,
Sanık ...; yazı işleri müdürü olup 4-5 yıl kadar kaymakamlıkta tek olarak çalıştığını, Köylere Hizmet Götürme Birliği ve Kaymakamlığın bütün birimlerine baktığını, yoğunluktan dolayı gerekli kontrolleri yapamadığını, mesai saatleri dışında sürekli çalışmasına rağmen işleri yetiştiremediğini, sanık ...’ın emrini yerine getirdiğini, kendisinin memur olduğunu, 2006 ve 2007 yılında Köylere Hizmet Götürme Birliği müdürü olduğunu, ayda en az iki toplantı yaptıklarını, üç toplantı yaptıkları zamanların da olduğunu, birlik toplantılarına katılanlara yılda 24 toplantı karşılığını geçmemek üzere huzur hakkı ücreti ödenmesinin yasal olduğunu, ayrıca sanık ...’a birlik toplantıları nedeniyle maaşının da ödendiğini, bu süreçte toplam 43 adet toplantı yapılmasına rağmen işlerin yoğun olmasından dolayı 52 adet toplantı karşılığı ödeme yaptığını, sanık ...'ın raporlu olduğu günlerde toplantı tutanağını sehven imzalama iş olabileceğini, söz konusu toplantıları yaptıklarını, sürekli ilçede olan ve çalışan sanık ...’ın rapor aldığını dahi bilmediğini, bu süre içerisinde toplantı yaptıklarından ödenek evrakını düzenlediğini, olayın maddi hatadan kaynaklandığını,
Savunmuşlardır.
V. GEREKÇE
1- Sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunup bulunmadığı;
Konu ile ilgili düzenlemeler şöyledir:
Anayasa:
"A. Hak arama hürriyeti
Madde 36 – Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.",
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi:
"Adil Yargılanma hakkı
...
3. Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir:
a) Kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden
en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek,...",
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu:
"Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi
Madde 225- (1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.
(2) - Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.",
"Kamu davasını açma görevi
Madde 170- (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez.
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri s ...
... ve 2021/215 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1 ve 53 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/2846 Esas, 2022/2181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında haksız tahrik h ...
... yılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
III-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Beraat Kararına Yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının; Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Mahkûmiyet Kararına Yönelik Sanığın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Müteveffa mağdur ... aşamalarda verdiği beyanlarda, kardeşi olan ...'in inceleme dışı sanık ...'nın abisinden borç para aldığını, sanıkların borcun ödenmediğini iddia ederek kedisinden tahsil etmek istediklerini, olay tarihinde san ...
... SI : 2023/3378 E., 2023/3162 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kur ...
... KUKİ SÜREÇ
Kasten öldürme suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 27/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/3-c maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 30.11.2016 tarihli ve 200-328 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 11.05.2017 tarih ve 93-742 sayı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın kasten öldürme suçundan TCK’nın 81/1, 29, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir.
Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 08.12.2021 tarih, 10343-14776 sayı ve oy çokluğu ile onanmasına karar verilmiş,
Daire Üyeleri ... ve ...; "...Olayda TCK'nın 27/2. maddesi uygulanarak sanık hakkında CMK'nın 223/3-c gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği," düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.01.2022 tarih ve 38414 sayı ile; "...S ...
... UKÎ SÜREÇ
Sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-d, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.06.2022 tarihli ve 176-309 sayılı resen istinafa tabi olan hükmün sanık müdafii ile katılanlar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 04.10.2022 tarih ve 1753-2113 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın sanık müdafii ve katılanlar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 01.11.2023 tarih ve 15363-6709 sayı ile;
"Maktul ... sanığın kardeş oldukları, olay günü aralarında çıkan tartışma sırasında sanığın maktulün boğazını sıkmak suretiyle öldürdüğü olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunun tespit edilemediği gözetilerek, mahkemece Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih 2002/4-238 esas ve 2002/367 karar sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu hâlin sanık lehine değerlendirilerek, haksız tahrik nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar ceza öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince asgari düzeyde bir ceza indirimi yapılması yerine yazılı şekilde fazla ceza tayininin, hukuka aykırı bulunduğu" gerekçesiyle bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Daire Üyesi ...; sanığın cezasından haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmaması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 25.12.2023 tarih ve 151564 sayı ile; "(…)Maktulden kaynaklanan doğrudan sanığa yönelik haksız he ...
... . HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37, 82/1-a, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Fatsa Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.02.2021 tarihli ve 21-27 sayılı resen istinafa tabi olan hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 02.07.2021 tarih ve 1618-1874 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.10.2022 tarih ve 12983-8117 sayı ile;
“Sanık ...'ın halasının kızı olan ... ile imam nikâhıyla birlikte yaşadıkları ve ortak iki çocuklarının bulunduğu, sanık ...'ın İzmir iline çalışmaya gittiği dönemde maktul ...'ın sanık ...'ın imam nikâhlı eşi ...'le gönül ilişkisi yaşamaya başladıkları ve çocukları bırakarak birlikte kaçtıkları olayda, ilk haksız hareketin maktul ...'den sanık ...'a yöneldiğinin kabulünün gerektiği, sanık ... lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu, bu bağlamda kendisine yönelik haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında üzerine yüklenen suçu işleyen sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince makul oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması,” isabetsizliğinden bozulmasına oy çokluğu ile karar verilmiş;
Daire Üyeleri ... ve ...; “(…)Bu çerçevede maktul ...’den kaynaklanan ve sanık ...’a yönelen hukuk kuralları ile korunan hiçbir haksız davranış bulunmamaktadır. Resmî eş yönünden dahi aldatma fiiline katıldığı için üçüncü kişiye karşı tazminat davası açılması kabul edilmezken, gayriresmî bir birlikteliğin bozulduğu gerekçesiyle kurulan yeni birlikteliğin hukuken haksızlık olarak değerlendirilmesi kanaatimizce mümkün görülmediğinden, tanık ...’in yaşı küçük çocuklarını bırakması ise maktul ...’den kaynaklanan bir haksızlık olmadığından sanık ... hakkında tasarlayarak öldürme suçundan kurulan hükümde TCK’nin 29. maddesi uyarınca makul düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine ilişkin bozma nedenine katılmamaktayız.” düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Fatsa Ağır Ceza Mahkemesi ise 03.02.2023 tarih ve 2-38 sayı ile;
“(…)Dosya kapsamına göre; 2005 yılında sanık ...’in, 1988 doğumlu olan tanık ... ile dini nikâh kıyarak birlikte yaşamaya başladığı, beyanlara göre müşterek iki çocuklarının bulunduğu ...
... . HUKUKİ SÜREÇ
Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 29, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.07.2021 tarihli ve 138-318 sayılı, re'sen istinaf incelemesine tabi hükmün, sanık müdafii, katılanlar vekilleri ve Cumhuriyet savcısı tarafından da istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 12.11.2021 tarih ve 1363-2509 sayı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın TCK’nın 81/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir.
Hükmün, sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 10.11.2022 tarih ve 2156-8778 sayı ile; "Maktul ve kardeşinin olay öncesinde sanıktan borç almaları ve bu nedenle de sanığın borç batağına sürüklenmesi, yine olay günü maktulün, kendisi ve eşine küfür ettiğine ilişkin yargılamanın hiçbir aşamasında çelişki içermeyen sanık savunmaları ve olayı gören tanığın bulunmaması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hâlin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından somut olayda sanık lehine TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiği gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi ise 20.01.2023 tarih ve 1975-92 sayı ile; "...Devir tarihinden bir yıl sonra 180 adet kuzunun ekonomik değeri karşılığında küçükbaş hayvanlarını maktule satan sanığın, borcun kısa sürede ödenmesi amacıyla bir kısım krediler çektiği, maktulü bu borçlara kefil olarak gösterip taksitlerin maktul tarafından ödenmesini sağladığı, ödeme güçlüğüne düşen maktulün tarlasını satıp son olarak elinde kalan 80 adet hayvanı da sanığa geri verdiği ve borcuna karşılık karın tokluğuna sanığın yanında çalıştığının anlaşılması karşısında, sanığın, maktul ve kardeşine borç vermesi nedeniyle ekonomik darlığa düştüğü yolundaki Özel Daire kabulünün dosya kapsamı ile örtüşmediği; diğer taraftan, sanığın ilk savunmalarında maktulün kendisine ve eşine hakaret ettiğinden bahsetmemesi, bilakis tüm aşamalarda tartışmanın çıkış sebebine ilişkin olarak çelişkili ve tutarsız ifadelerde bulunması dikkate alındığında, kendisini suçtan kurtarmaya dönük yargılama aşamasında değişen beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu nedenle hakkında TCK’nın 29. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı," şeklindeki gerekçe ile bozma ilamına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Bu hükmün de sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2023 tarihli ve 23173 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 02.11.2023 tarih ve 4268-6742 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi nedeniyle Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararına konu hükmün, sanık tarafından hakkında haksız tahrik maddesinin uygulanması gerektiği; katılanlar vekillerince de eylemin tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğu nedenleriyle temyiz edilmesinden sonraki aşamada sanığın temyiz talebinden feragat ...
... . HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ...’ın nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.12.2020 tarihli ve 471-411 sayılı, resen istinafa tabi olan hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 29.04.2021 tarih ve 347-534 sayı ile; "…Sanığın, maktulü öldürmek amacıyla hazırlık yapmak için evin etrafında dolaştığı iddiasının sanığın savunmasının aksine kesin ve şüpheden uzak bir şekilde gerekçeli kararda yeterince tartışılmaksızın, kasten öldürme yerine tasarlayarak öldürme suçundan ceza tayini; sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerekirken, herhangi bir kişiselleştirme yapılmaksızın kanun metnindeki ifadeler yazılarak yasal olmayan gerekçe ile cezasında takdiri indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması," nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesince 27.01.2022 tarih ve 359-71 sayı ile; sanığın kasten öldürme suçundan TCK’nın 81/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba, resen istinafa tabi olan hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 12.04.2022 tarih ve 491-600 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 12.12.2022 tarih ve 7675-9875 sayı ile; "Haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini," isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 26.01.2023 tarih ve 27-40 sayı ile; "…Sanık mahkememiz huzurunda eylemini maktulün daha önce yapmış olduğu tehditler ile ağabeyinin yaralamasının verdiği öfkenin etkisiyle de gerçekleştirdiğini beyan etmiş ise de; soruşturmada alınan savunmalarında bu olaydan duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi ile bu olayı gerçekleştirdiğine dair bir beyanda bulunmaması, maktul hakkındaki sanığın kardeşine yönelik eylemine ilişkin soruşturmanın maktulün ölümü sebebiyle takipsizlik ile sonuçlanması ve bu hâliyle işbu soruşturmaya konu eylemin sübut bulmaması ve iddia edilen eylemin üzerinden zaman geçtikten sonra, yani olayın sıcaklığıyla değil soğuma sürecinden sonra sanığın harekete geçmesi ile haksız tahrikin şartlarından birisi failin içinde bulunulan elem ve derin üzüntü hâli ile hareket etmesi şartı olmasına karşın somut olayda sanığın adeta intikam hissiyle ve soğukkanlı hareket ederek eylemini gerçekleştirmesi hususları nazara alındığında, bu yöndeki savunmasının cezanın sonuçlarını hafifletmek amacına matuf olduğunun açık olduğu, öldürme olayının kaynağının sanık ile eşi ... arasında evlilikten kaynaklı meydana gelen anlaşmazlıklar olduğu, maktül ve oğlunun, sanığın kardeşini yaralama olayını gerçekleştirdiklerinin ispatlanamadığı, olay öncesinde 8 yıllık evlilik süresinde taraflar arasında çok sayıda olay gerçekleştiğinden hangi tarafın ilk haksız hareketi yaptığının tespitinin mümkün olmadığı, tahrik hükümlerinin uygulanırlığının tespiti için olay anının baz alınması gerektiği, olay anına ilişkin kamera görüntülerinde sanığın üzerinde taşıdığı silah ile maktule doğru koşarak ilk haksız eylemi gerçekleştirdiğinin görüldüğü, bu suretle ilk haksız hareketin sanıktan sadır olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar maktulün taşıdığı silahtan da bir el ateş edildiği tespit olunmuş ve sanık savunmasında ilk atışı maktulün yaptığını beyan etmiş ise de maktulün sanığın eylemine karşılık vermek ve kendini korumak amacıyla silahını ateşlediği değerlendirilmiş, izlenen kamera görüntülerinden sanığın olay öncesinde hızla maktule yönelmesi de gözetildiğinde kastının açık olduğu bu yönü ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararının uygulanırlığının kalmadığı, TCK’nın 29. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, anılan bu nedenlerle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Direnme kararına konu hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2023 tarihli ve 34713 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 23.11.2023 tarih ve 4349-7134 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
Direnme kararının kapsamına göre inceleme sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Suçun sübutuna ve niteliğine ilişkin bir uyuşmazlık ve bu kabulde dosya içeriği itibarıyla herhangi bir isabetsizlik bulunmayan somut olayda Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunup ...
... . HUKUKİ SÜREÇ
Sanığın teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 53, 63 ve 54. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.02.2019 tarihli ve 157-67 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 06.11.2020 tarih ve 855-2396 sayı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın TCK’nın 81/1, 35/2, 29, 62, 53, 63 ve 54. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye karar verilmiştir.
Hükmün, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.12.2021 tarih ve 7078-14951 sayı ile; "Katılana yönelik yaklaşık bir yıl üç ay önce gerçekleşen birinci olaydaki husumet nedeniyle sanık hakkında haksız tahrikten TCK'nın 29. maddesi gereğince asgari oranda indirim yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi ise 13.05.2022 tarih ve 190-966 sayı ile; "...Hakaret veya basit yaralamadan ibaret haksız söz ve davranışlarda dahi haksız tahrik nedeniyle alt sınırdan indirim uygulandığı göz önüne alındığında, ilk olayda sanığın birisi müstakilen öldürücü nitelikte 5 bıçak darbesiyle yaralandığı, batın bölgesindeki yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği ve sol böbreğini kaybettiği, sanık ile katılan arasındaki husumetin bu olaydan sonra derinleşerek devam ettiği, iki olay arasında geçen sürenin haksız tahrik oranını etkileyecek nitelikte olmadığı," şeklindeki gerekçe ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Bu hükmün de sanık ve müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2023 tarihli ve 86084 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 01.06.2023 tarih ve 2729-3797 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi nedeniyle Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU
Özel Dairece, sanık hakkında katılana yönelik 26.05.2016 tarihli kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin miktar itibarıyla reddine; katılan h ...
... . HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ...'in tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-a, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, müsadereye, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.11.2021 tarihli ve 364-418 sayılı resen istinafa tabi olan hükme yönelik sanık, müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından da istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 01.04.2022 tarih ve 1016-1295 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafi ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 12.12.2022 tarih ve 7892-9874 sayı ile; ''...Dosya kapsamına göre; sanık ile tanık ...'ın evli oldukları, aralarındaki geçimsizlik nedeniyle 2020 yılı Ocak ayında ayrı yaşamaya başladıkları, bu süreçten sonra ...'ın sanığın da akrabası olan maktul ile cinsel ilişki boyutuna varan bir gönül ilişkisi kurduğu, olaydan bir süre önce sanığın, maktul ile ...'ın birlikte yaşadığı Uşak iline maktulü öldürmek amacıyla geldiği, olay günü sosyal medya hesaplarından maktulün yerini tespit ettiği, sonrasında, maktul ve ... parkta gezerken karşılarına çıkıp hiçbir şey söylemeden maktulün vücudunun öldürücü bölgelerine tabanca ile ateş ettiği, tabancanın tutukluk yapması üzerine bu kez bıçağını çıkartıp maktulü bıçaklayarak öldürdüğü olayda, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışlar dikkate alınarak, 18 yıl ila 24 yıl arasında ceza verilmesi gerektiğini belirleyen 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanması sırasında asgari düzeyde bir indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini...'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesince 31.01.2023 tarih ve 35-43 sayı ile; ''...Sanıktan gördüğü şiddet üzerine ...'ın evi terk etmesi, yine ...'ın ... ile yaşamaya başladığının sanık ve ailesi tarafından öğrenilmesinden sonra maktulün ailesi ile barışmaya yönelik birtakım görüşmelerin gerçekleşmesi, bu bağlamda ve barışma karşılığında bedel olarak sanık ile tanık ...'in kızının evlendirilmesine karar verilmesi, ancak evlilik gerçekleşmeyince tekrar yapılan görüşmelerde bu defa da bedel olarak altın karşılığında anlaşmaya varılması, hatta ilk talep edilen altın miktarı çok bulununca bunda azaltmaya gidilmiş olunması ve bu her bir görüşmenin sanığın bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleşmesi, yine bedel konusunda da sanığın rıza göstermesi, bu görüşmeler boyunca geçen sürecin uzunluğu, aynı şekilde sanığın ...'dan olma çocuklarını yanına alıp memleketine dönmesi ve bu süreçte maktulün ailesinin göndereceği altınları beklemesi, yine son olarak maktulün aile fertlerinin öldürme olayı öncesinde, yukarıda açıklandığı üzere, kendisine birtakım laflar söylediği hususunun soyut nitelikte kalmış olmasına bağlı olarak artık haksız tahrik durumunun ortadan kalktığı ve sanık hakkında uygulanamayacağı değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalara ek olarak; barışma karşılığı 80 altının ödenmemiş olması durumu da atılı suç açısından haksız tahrik hükümlerinin uygulanması sonucunu ortaya koymayacaktır. Öyle ki, artık aradaki uyuşmazlık ...'ın ... ile yaşamaya başlaması ve sanığı terk etmesi durumundan uzaklaşmış ve bu durum karşılığı taraflar arasındaki bedel konusuna ilişkin hale gelmiştir. Bu bağlamda, önce tanık ...'in kızı ile evlenme mevzuu, bu gerçekleşmeyince istenilen ve karşı tarafça çok bulunan ve miktarı düşürülen altın'ın talep edilen tarihte sanığa teslim edilmemiş olması öldürme ya da silahla tehdit suçu açısından haksız tahrik sebebi olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
...Ayrıca mağdur ...'ın şiddete uğraması nedeni ile aile konutunu terk etmesi, bu olayların geçmişi anlamındaki ...'ın anlatımı, evden ayrılan ...'ın maktulle beraberlik yaşamaya başlaması, maktulün ve ...'ın bebek beklemeleri, sanık ile maktulün fiilen Ocak 2020'den beri ayrı yaşamaları, taraflar arasındaki boşanma davası birlikte değerlendirildiğinde, aile hukuku anlamındaki 'sadakat yükümlülüğü' kurumunun sanık lehine bir tahrik nedeni olamayacağının anlaşılması,
Aynı şekilde, dosya arasındaki mesaj dökümlerinde görüleceği üzere, maktul ile sanık arasındaki küfür tehdit vb. sözel haksız hareket anlamında da ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklı olması, maktulün, eşi ile boşanma aşamasında olan ve eşi olan sanıkla Ocak 2020'den beri ayrı yaşayan maktulden bebek beklemesi, yani maktulün ...' ın doğuracağı çocuğun babası olması hususları da göz önüne alındığında, sanık bakımından haksı ...
... . HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ...’ın maktul ...’ya yönelik tasarlayarak ve töre saiki ile kasten öldürme suçuna azmettirmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 38, 82/1-a-k, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...’ın mağdur ...’a yönelik teşebbüs aşamasında kalan tasarlayarak ve töre saiki ile kasten öldürme suçuna azmettirmeden aynı Kanun’un 38, 82/1-a-k, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ... ve ...’ın mağdur ...’a yönelik teşebbüs aşamasında kalan tasarlayarak ve töre saiki ile kasten öldürme suçundan aynı Kanun’un 37, 82/1-a-k, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tüm sanıklar yönünden aynı Kanun’un 53 ve 63. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.01.2019 tarihli ve 516-21 sayılı, kısmen resen istinafa tabi olan hükümlerin, sanıklar müdafileri ve katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 04.04.2019 tarih ve 887-787 sayı ile hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararların sanıklar müdafileri ve katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.04.2021 tarih ve 1717- 6085 sayı ile;
"(…) b) (…) Sanıklar ... ve sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik teşebbüs aşamasında kalan tasarlayarak ve töre saiki ile kasten öldürme suçuna teşebbüs, sanıklar ..., ... hakkında bu suça azmettirmeden kurulan hükümlerin;(…) Mağdur ...’a yönelik olarak öldürme eyleminin icra hareketlerine başlanmadığının kabulü ile ... haricindeki sanıkların mağdur ...’a yönelik eylemden beraatlerine karar verilmesi, sanık ...’in maktulü öldürmesi sırasında araya giren mağduru engellemek amacıyla bir bıçak darbesi vurması şeklindeki eylemi de kasten yaralama olarak vasıflandırılarak sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde bütün sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten mahkûmiyet kararları verilmesi,
c) Sanık ... hakkında maktul ...'yı nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; her ne kadar maktul ...’a yönelik eylem diğer sanıklar yönünden töre saikiyle gerçekleştirilmiş ise de, sanık ...’in mağdur ile evli olup maktulle mağdur arasındaki ilişkiyi yeni öğrendiği, maktulün sanığın eşi ile ilişkiye girmek ve bu ilişkiyi uzun bir zaman sürdürmek suretiyle evlilik birliğinin gerektirdiği sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesine iştirak etmesi, sanığın eşi ile birlikte evi terk etmeleri, müşterek çocuğun da maktulden olduğu iddiaları karşısında sanık açısından somut olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenle sanık ...'in münhasıran töre saikiyle hareket etmediğinin kabulü ile sanık hakkında maktule yönelik eylem nedeniyle TCK’nin 29. maddesi uyarınca yasada öngörülen sınırlar dâhilinde makul düzeyde indirim uygulanmak suretiyle TCK'nin 82/1-a maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile aynı Kanunun 82/1-k maddesinin de uygulanması," isabetsizliklerinden bozulmasına, dosyanın İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi ise 24.12.2021 tarih ve 191-484 sayı ile;
"(…) Olay sırasında, sanık ...'in maktule vurmaya başladığı, mağdur ...'ın sanık ...'i engelleyemediği, ...'in salladığı bıçağın bu sırada mağdur ...'a da isabet ettiği, sanık ...'in mağdur ...'ın boğazına sarıldığı, mağduru boğmay ...
... . HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ...’in maktul ...’ye yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba; sanık ...’in maktuller ..., ... ve ...’ye yönelik kasten öldürme suçuna yardımdan aynı Kanun’un 81/1, 39/1-2-c, 29, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 3 kez 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin kısmen resen temyize tabi olan hükümlerin sanıklar müdafileri, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 21.05.2019 tarih ve 2679-2923 sayı ile;
"(…) Maktuller tarafından, sanıklara yönelik olarak haksızlık teşkil eden eylemlerin, olaydan önceki günlerde ve olay günü araçla sanıkların işlettikleri dükkanın önündeki yolda drift yapmaktan ibaret olduğu anlaşılan olayda, 1/4 ile 3/4 arasında indirim oranı öngören TCK.nin 29. maddesinin sanıklar hakkında uygulanması sırasında, asgari düzeyde indirim yapmak yerine, sanık ... hakkında maktullerin tümüne yönelik işlenen suçlarda asgari oranda ceza tayini yerine asgari oranın üzerinde indirim yapılarak eksik ceza tayini,
Sanık ...’un ise maktul ...’i haksız tahrik oluşturan önceki eylemlerinin etkisi altında kalarak öldürdüğü anlaşıldığından yerinde olmayan gerekçe ile hakkında TCK’nın 29. maddesinden indirim yapılmayarak fazla ceza tayini," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 24.12.2019 tarih ve 279-577 sayı ile; sanık ...’in maktul ...’ye yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 81/1, 29, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba; sanık ...’in maktuller ..., ... ve ...’ye yönelik kasten öldürme suçuna yardımdan aynı Kanun’un 81/1, 39/1-2-c, 29, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 3 kez 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin kısmen resen temyize tabi olan hükümlerin sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.10.2021 tarih ve 4576-13449 sayı ile;
"(…) Sanıklar ... ve babası ...'un olay yerinde market işlettikleri, maktuller..., ... ve...'in de aynı mahalle ve caddede 54 numaralı yerdeki binada oturdukları, maktullerin kullandıkları b ...
... . HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuğun tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a, 29, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.06.2019 tarihli ve 298-288 sayılı resen istinafa tabi olan hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 06.11.2019 tarih ve 4234-2511 sayı ile; eksik araştırma ve usul hükümlerine aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda 26.10.2020 tarih ve 415-270 sayı ile; suça sürüklenen çocuğun tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a, 29, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. Hükmün suça sürüklenen çocuk ve katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/2. maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, suça sürüklenen çocuğun tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 82/1-a, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba hükmedilmiştir.
Hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 02.02.2022 tarih ve 11176-773 sayı ile; "(…) Suça sürüklenen çocuk ...'ın, maktul ...'in babasının öldürüldüğü dosya da yargılanması nedeniyle, tevettür altında hareket ettiği ve maktul ...'in yargılandığı davanın sonuçlanmamasıyla birlikte, maktul ...'in suça sürüklenen çocuk ...'ın babası ...'nin öldürülmesi olayına ilişkin masum olduğunu gösterir kesinleşmiş bir beraat kararının bulunmadığı ve aralarında süregelen husumetin varlığı göz önünde bulundurulduğunda; suça sürüklenen çocuk ... hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde indirim yapılarak ceza tayini yerine, yazılı şekilde haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Daire Üyeleri ... ve ...; olayda haksız tahrik bulunmadığı, bu nedenle hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi ise 25.05.2022 tarih ve 1069-1221 sayı ile; "(…) Suça sürüklenen çocuğun ailesi ile maktulün ailesi arasında süregelen bir husumetin varlığının haksız tahrik hükmünün uygulanmasını ...
...
Sanık hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Yağma suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Karşıy ...
... da; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" denilmek suretiyle aynı neviden fikri içtima kurumu hüküm altına alınmış, üçüncü fıkrasında ise; "Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, ... ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz" düzenlemesi ile zincirleme suç ve aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanamayacağı suçlar belirtilmiştir.
5237 sayılı TCK'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için;
a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi,
b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması,
c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir.
TCK'nun 43/1. maddesi düzenlemesinden anlaşılacağı üzere zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın, fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” hükmü yer almakta olup, hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, bağımsız yargı denetimine açık olan devlettir. Yargı organları da yargılama yaparken hukuk devleti ilkelerine dolayısıyla anayasa ve kanunlara uygun olarak hareket etmelidirler.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde hüküm altına alınan "adil yargılanma hakkı" kişilerin hukuk devleti kuralları içinde yargılanmasını öngörür. Bu kurala aykırılık, işlemin adil olmasını engeller.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilen kararlarda; ajan veya polis memurlarınca, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak kişiyi suça azmettirme veya teşvik etme yoluyla elde edilen delillerin kullanılması “adil yargılama hakkının ihlali” olarak kabul edilmiştir. (AİHM’nin Burak Hun/Türkiye Davası, 15.12.2009 gün ve 17570/04 sayılı kararı ve Sepil/Türkiye Davası, 12.11.2013 gün ve 17711/07 sayılı kararı)
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Adli kolluk görevlilerince 13.06.2012 tarihinde sanıktan esrar satın alınmasından sonra 14.06.2012 tarihinde aynı gö ...
... hat ile buluştuğu, diğer sanık Necati'nin cebinden bir miktar para çıkarak sanık ...'a verdiği, sanığın da parayı cebine koyduktan sonra ayakkabısının içinden bir şeyler çıkarmaya çalıştığının görülmesi üzerine müdahale edildiği ve sanık ...'un ayakkabısı kontrol edildiğinde şeffaf ağzı kilitli poşet içerisinde rulo halinde eroin maddesinin ele geçirildiği olayda; sanığın mahkûmiyetine dair verilen hüküm Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf etmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması yönünde değerlendirme yapılabilmesi için tutanak tanıklarından en az birisinin yer göstermesi ile yapılacak keşfe dayalı bilirkişi raporu alınarak söz konusu maddenin uygulanma koşullarının bulunduğunun belirlenmesinden sonra, sanık hakkında iki nitelikli halin birlikte bulunması nedeniyle tayin olunan temel cezanın asgari haddin üzerine çıkılarak tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılamada; kolluk görevlilerince temyiz dışı sanık Necati’nin sanık ...’a para verdiği ve bunun karşılığında sanık ...’un da ayakkabısından bir şey çıkartmaya çalıştığının görülmesi üzerine müdahale bulunulduğu ve sanık ...'un ayakkabısı kontrol edildiğinde şeffaf ağzı kilitli poşet içerisinde rulo yapılmış halde eroin maddesinin ele geçirilmesi, diğer sanık Necati'nin aşamalarda alınan beyanlarında birlikte uyuşturucu madde almaya gitmek için sanık ...'a 100,00 TL para verdiğini ifade etmesi, sanık ...’un savunmasının ve diğer Necati’nin beyanlarının kısmen olay tutanağını doğrulaması, tanık olarak dinlenen kolluk görevlilerinin olay tutanağını doğrulaması gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri ile kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmiş ve suça konu uyuşturucu maddenin eroin olması, ayrıca sanık her ne kadar kolluk görevlisinin gösterdiği yerden farklı bir yer göstermiş ise de sanığın suçu kabul etmeyerek çelişkili beyanları nedeniyle tutanak altında imzası olan kolluk görevlisinin gösterdiği yer suçun işlendiği yer kabul edilerek suçun işlendiği yerin bilirkişi raporuna göre Esenyurt Yeşilcamine 180,30 metre olması nedeniyle sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezasından arttırım yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak t ...
... esi, sanıklar müdafinin süresindeki isteği nedeniyle duruşmalı olarak yapılmıştır.
1-TCK'nın "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmâl ve Ticareti" başlıklı 188. maddesinin 3. fıkrasında "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran..." kişilerin bu suçun hareket unsurunu oluşturan eylemlerinin, suçun konusu olan uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanma amacı dışında, kazanç elde etme, başkalarına verme-devretme ya da iftira amacıyla gerçekleştirmesi gerekli olup; incelenen dosya sanıkları ..., ... ve ...' in aşamalardaki savunmalarında Alanya ilçesine çalışmak için gittiklerini, ele geçen net 1175 gr. esrarı birlikte kullanmak için aldıklarını, ticari gaye ile hareket etmediklerini; sanık ...'in ise diğer sanıkları iş nedeniyle Alanya'ya bırakmak için gittiğini, uyuşturucudan haberi olmadığını beyan ettiği anlaşılması karşısında, ele geçen uyuşturucu madde ile her sanığın ilişkisi ve hareket unsurunu oluşturan bulundurma ve nakil eylemlerinin hangi amaca yönelik olduğu, somut olay ve olgulara göre değerlendirilip tartışılmadan; sanık ...'in sevk ve idaresindeki araçla yüklü miktarda çuval dolusu uyuşturucunun sevk edildiği, uyuşturucu madde içme de kullanılan özel olarak kesilerek hazırlanmış su bidonları bulunduğu, ... ... uyuşturucu maddeden haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olması; diğer sanıkların ise başta hep beraber suçlamayı reddederek suçtan kurtulmaya çalışmaları ancak başaramayacaklarını anlayınca sanık ...'un yeğeni olan ...et ... kurtarmaya yönelik savunma geliştirdikleri kanaatiyle, hep birlikte uyuşturucu madde ticareti gerçekleştirdikleri ve aynı zamanda sevk ettikleri şeklinde atılı suçun hareket unsurunun amacına, sanıkların kastlarına yönelik bir tespite veya değerlendirmeye dayanmayan soyut gerekçelerle hüküm kurulması,
2-Merkez Jandarma Kriminal Amirliği'nce suça konu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumu belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ile sanıklar müdafinin temyiz itirazları ile sanıklar müdafinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına ve tutuklu kaldığı süreye göre sanık ... hakkında salıverilme isteğinin reddine, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 14.02.2017 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ... ..., ... ve ... müdafiileri Av. ... ve Av. ...'in yokluklarında 23.02.2017 tarihinde, ...
... 'henüz 18 yaşını doldurmamış kişi' olarak tanımlanan çocuk kavramının, yasakoyucu tarafından cinsel dokunulmazlığa karşı suçların düzenlendiği bölümde, 'onbeş yaşını bitirmiş', 'onbeş yaşını tamamlamamış' şeklinde iki ayrı dönem olarak ele alınmıştır. Buna göre bu bölümde 'onbeş yaşını tamamlamamış' çocuklar ile 'onbeş yaşını bitirmiş olup ta onsekiz yaşını tamamlamamış' olan çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar farklı kategoride mütalaa edilmiştir. TCY'nın 103/1-a maddesinde, 'onbeş yaşını tamamlamamış' olan çocuklara karşı her türlü cinsel davranış cinsel istismar olarak tanımlanmışken aynı maddenin (b) bendinde ise diğer çocuklar ifadesiyle 'onbeş yaşını bitirmiş olup ta onsekiz yaşını tamamlamamış' olan çocuklar kastedilerek bunlara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışların cinsel istismar suçunu oluşturabileceği kabul edilmiştir. Yasa koyucu bu maddede 'onbeş yaşını bitirmiş olup ta onsekiz yaşını tamamlamamış' olan çocuklara karşı rızalarıyla yapılan cinsel davranışları cinsel istismar suçu kapsamına almamış ve bu kategorideki çocukların rızalarına önem vermişken 'onbeş yaşını tamamlamamış' çocuklara karşı yapılan her türlü cinsel davranışı rızaları olsa bile çocukların cinsel istismarı suçu kapsamına almıştır. TCY'nın 104. maddesinde de, cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunmayı şikâyete bağlı bir suç olarak düzenlemiştir. Bu nedenle çocuklara karşı cinsel amaçlı olarak işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının da iki kategoride ele alınması gerekmekte, birinci kategoride yer alan 'onbeş yaşını tamamlamamış' çocuklara karşı işlenen 'cinsel amaçlı olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunda, çocukların rızalarının hukuken değer ifade etmediği yargısal kararlarda açıklanmıştır. Öğretide de aynı esas kabul edilmiş ve eyleme razı olma ehliyeti bulunmayan küçüğün şikayet hakkı bulunmadığı vurgulanmıştır.' şeklindeki açılamasından da anlaşılacağı üzere onbeş yaşını doldurmamış çocukların eyleme rıza göstermeleri fiili suç olmaktan çıkarmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mağdure Burcu, sanık ile duygusal arkadaşlıkları sonunda kaçmaya karar verdikleri, birlikte sanığın evine gittikleri, bir süre sonra mağdurenin ailesinin durumu polise haber vermesi nedeniyle polislerin sanığın evine geldikleri anlaşılmaktadır. Bu oluş karşısında 22.08.1995 doğumlu olup suç tarihi itibariyle onbeş yaşını doldurmayan mağdurenin eyleme rıza göstermesi fiilin suç olarak nitelendirilmesine engel olmadığı gibi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu da tüm unsurlarıyla oluşmuştur. Diğer taraftan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu TCK'nun 234/3. maddesinde düzenlenmekte olup, bu suçun mağduru velayet hakkına sahip anne ve babadır. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede ise bu suça ilişkin bir anlatım sözkonusu olmadığından açılmış bir davanın bulunduğunun kabulüne de imkan yoktur. Arz edilen nedenlerle usul ve kanuna uygun olan yerel mahkeme hükmünün onanması gerekmektedir." görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesince 20.03.2014 gün ve 2518-3661 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 14 yaşı içindeki mağdureyi cebir, tehdit veya ...