⚖️Yüksekkaya Law Office⚖️ 🏛️İçtihat Arama Motoru️🏛️️
Sadece Hukuk Büromuzca Kullanılan ve Önemli Görülen Kararlar Eklenmektedir!
Yönetici Girişi
Yeni Karar Ekle
Mevcut Kararları Yönet
Aşağıdaki arama sonuçlarında **Düzenle** ve **Sil** butonları ile yönetim yapabilirsiniz.
... mak amacıyla ve yakalayacak ölçüde silah kullanma yetkisi bulunduğu, başka türlü yakalanamayan maktulün yaralayarak yakalanmasının sağlanması durumunda eylemin TCK’nin 24/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Başka bir deyişle sanık maktule yaptığı ilk atışın sonucunu bekleyip onu yaralı halde yakalasaydı bu fiilden sorumlu tutulmayacaktı. Sanığın yerine getirdiği kamu görevinin mahiyeti, maktulün yakalama emrine rağmen duruşma salonundan nezaret eden görevliyi de etkisiz hale getirerek kaçması, dur ihtarlarına ve uyarı atışlarına kayıtsız kalarak kaçmaya devam etmesi ve eylemin hukuka uygunluk nedeni içinde başlamış olmasının hukuksal bir değeri bulunmadığı düşünülemez. Bu nedenle Sanığın eyleminin herhangi bir olayda hasmını yaralamak isterken onun ölümüne neden olan herhangi bir failden farklı olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Bununla birlikte sanığın maktulü yaralayarak yakalamasına imkan veren yasal düzenleme nazara alındığında hem yaralama kastıyla hareket ettiği hem de bu fiilden tam olarak sorumlu olduğunun kabulü kendi içinde bir çelişki oluşturmaktadır.
Ne var ki, sanık bu ölçüyü aşarak ilk atışla yaralanan maktule yersiz olarak ikinci bir atış daha yapıp onun ölümüne neden olmuştur. Sanık tarafından ardarda iki el ateş edilmiştir. Bu durumda sanık hukuka uygunluk nedeni içinde başladığı eylemi sürdürerek hukuka uygunluk sınırını aşmıştır. O hâlde sınırın aşılmasının kusurlu olup olmadığı ile kusurun niteliğinin tespit ve tayini önem arz etmektedir. Öncelikle sanığın ilk atışla yaralanan maktule zorlayıcı bir neden yokken ve ilk atışın sonucunu beklemeden ikinci bir atış yapması sınırı aşmakta kusurlu olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu sınırı kasten aştığını gösteren somut bir delil, bunun için bir neden bulunmadığından bu durumda oluşan şüphe sanık lehine yorumlanmalı, sanığın bu sınırı yeterli dikkat, özen ve basireti gösterememesi nedeniyle taksirle aştığı kabul edilmelidir.
Sanığın mesleği gereği sahip olduğu bilgi, tecrübe ve eğitimi, olay sırasında maktulle sanık arasındaki mesafenin yakın sayılabilecek bir mesafe olması nazara alındığında, sanığın eyleminin sonuçlarını istemese de öngörebilecek durumda olduğu, bu nedenle olayda bilinçli taksirle hareket ettiği ve hukuka uygunluk sınırını bilinçli taksirle aştığı kabul edilerek eyleminin TCK’nin 24/1, 27/1, 85/1 ve 22/3 maddeleri kapsamında cezalandırılması yerine, yazılı şekilde kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 17.11.2021 tarih ve 1190-1685 sayı ile; "...Sanık ...'in, maktul ...'un hırsızlık suçundan yapılan soruşturmasında görev almamış olması, birbirlerini tanımıyor olmaları ve öldürmeyi gerektirecek bir husumetlerinin bulunmadığı, aralarındaki yükselti farkı ve olay yerinin özellikleri, maktül ve sanığın hareketli bir şekilde bulunması, sanığın, yerleşim alanları içerisinde engebeli arazide 'dur' ihtarına uymayarak, yaya vaziyette kaçmakta olan ve başka kolluk kuvvetlerince de rahatlıkla yakalanması mümkün olan maktulün arkasından, durdurmak gayesiyle önce havaya iki kez, sonra maktulün bulunduğu istikamete olmak üzere iki kez ateş ettiği sırada, silahtan çıkan mermi çekirdeklerinin maktüle isabet etmesi sonucu, maktulün ölümüne neden olduğunda kuşku bulunmayan olayda, sanığın eyleminde, maktulü öldürme kastı ile hedef olarak ateş ettiğine, diğer bir anlatımla sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğine dair yeterli kanıtın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Yasasının 16. maddesinde belirtilen silah kullanma koşullarının gerçekleşmediğinde herhangi bir duraksamanın yaşanmadığı olayda, kullanılan silahın niteliği, elverişliliği ve etki alanı, atış mesafesi, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer kanıtlar göz önünde bulundurulduğunda; kaçmak isteyen maktulü durdurmak amacıyla hareket eden sanığın, elindeki elverişli silahla ve silahın etki alanı içerisinde bulunan maktulün kaçış istikametine doğru ateş etmesi sonucunda, mermilerin maktule isabet edebileceğini ve eyleminin yaralanmayla sonuçlanabileceğini öngördüğü, ancak buna rağmen hareketine devam ettiği ve ...
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2005/4811 E., 2007/2533 K.
MEŞRU SAVUNMA
SINIRIN AŞILMASI
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 27 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 81 ]
765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 448 ]
765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 49 ]
765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 50 ]
"İçtihat Metni"
Zaruretin tayin ettiği hududu tecavüz etmek suretiyle Murat'ı kasten öldürme ...
... üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye yönelen, müdahiller vekilinin, sanık hakkında yasal sınırın aşılması halinin uygulanmaması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
Oluşa, dosya içeriğine ve tanık anlatımlarına göre, olay günü maktulün, kendisinin hayvan otlattığı yer yüzünden şikayet ettiğini düşündüğü sanıkla ...
... ul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede yasal savunmaya, yasal savunmada sınırın aşılmasına dair hükmün uygulanması gerektiğine, müdahil vekilinin haksız tahrik indirimi uygulanamayacağına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, toprak ocağından kamyonuyla toprak almak için sıra bekleyen maktulün önüne geçtiği, buna kızan maktulün kamyonuyla geri mane ...
... n şekilde takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... müdafiinin usule, eksik soruşturmaya, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına dair hükümler ile haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, teşdiden ceza tayininin yersizliğine, kamu hizmetlerinden kısıtlılık süresine vesaireye yönelen; sanık ... müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Oluşa, dosya içeriğine ve bozma öncesi temyiz kapsamı dışında kalarak hakkındaki hüküm kesinleşen ... ...’ın kolluktaki samimi anlatımlarına göre; 2003 yılında işlediği iddia olunan baş ...
... lunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına ve haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle, haksız tahrik ve takdiri indirime ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gere ...
... anığın eylemini, mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaşla meşru savunmada sınırın aşılması suretiyle gerçekleştirdiği" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 21.03.2022 tarih, 942-2157 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın maktule yönelik eyleminde TCK’nın 27/2. maddesinde belirtilen meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya içeriğinden;
Sanığın 17.11.2015 tarihinde saat 02.00 sıralarında 155 polis imdat hattını arayarak iş yerine gelip kendisinden haraç isteyen bir şahsı vurdu ...