⚖️Yüksekkaya Law Office⚖️ 🏛️İçtihat Arama Motoru️🏛️️
Sadece Hukuk Büromuzca Kullanılan ve Önemli Görülen Kararlar Eklenmektedir!
Yönetici Girişi
Yeni Karar Ekle
Mevcut Kararları Yönet
Aşağıdaki arama sonuçlarında **Düzenle** ve **Sil** butonları ile yönetim yapabilirsiniz.
... nığın, teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, 35/2, 53 ve 58. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgün infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.04.2024 tarihli ve 96-121 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince 08.07.2024 tarih ve 1904-1799 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 31.10.2024 tarih, 4933-12661 sayı ve oy çokluğu ile;
"1. Oluş ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanığın kat ...
... aktuller ... ve ...'ın müşterek çocuğu olup, sabit bir işi olmadığından ana-babasından harçlık alan sanık ...'in, alkol aldıktan sonra gece eve geldiğinde annesinin oturma odasındaki kanepede, babasının da yatak odasında uyumakta olduğu, gece saat 02.00 sıralarında elinde tahta sopa ile ilk olarak annesi ...'in uyuduğu odaya girdiğinde, annesinin sese uyandığı ve "ne oluyor" diye sorduğu, sanığın o anda elindeki sopayla annesinin kafasına vurmasıyla maktulenin kanepeden düşerek başından kan aktığı, bu sırada diğer oda da uyumakta olan babasının gürültüye uyandığı, sanığın yatak odasının kapısına geldiği sırada babası ile karşılaşmasıyla babasının kafasına da bir kez vurduğu, aldığı darbe ile yüz üstü yere düşen babası ...'ın orada öldüğü, sanık ...'in tekrar oturma odasına giderek annesini kontrol ettiğinde henüz ölmeyip hareket ettiğini görünce sopa ile kafasına bir kez daha vurduğu, maktul ...'in de aldığı bu darbeyle hayatını kaybettiği, sanığın tekrar babasının öldüğü odaya girerek onun ceplerini kurcaladığı, ancak para bulamadığı, bu kez annesinin üzerini arayan sanığın, annesinin üzerinde sakladığı 400 TL parayı aldıktan sonra evden ayrılarak .... isimli mekana gidip alkol aldığı, masasına kadın da çağıran sanığın 400 TL'yi bu şekilde harcadıktan sonra tekrar eve döndüğü, evdeki eşyaları dağıtarak hırsız girmiş süsü vermeye çalıştığı, evden tekrar ayrılıp çeşitli yerlerde gezdiği, akşam saat 22.00 sıralarında eve geldikten sonra mahalle muhtarını arayarak eve hırsız girdiğini, anne ve babasını ölmüş halde evde bulduğunu söylediği, yapılan soruşturmada sanığın suçu ikrara yönelik beyanlarda bulunduğu olayda;
Sanığın anne ve babası olan maktulleri öldürdüğü sırada her ikisinin de uyanmış olduğu kabul edilmesine ve öldürdükten sonra üzerlerinde para arayıp annesinin üzerinde bulduğu parayı almasına göre, sanık hakkında yağma suçundan kamu davası açılması sağlandıktan sonra, bunun sonucuna göre sanığa yüklenen öldürme suçunun niteliğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde beden veya ruh bakımından kendini savunmayacak kişileri öldürme suçlarından karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'ni ...
... ırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.
Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.
Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ispatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şeklî gerçeklik hakimdir. Daha ziyade iddia ve ispata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia ve delillerin davanın kabulunde esas alınamayacağı bir gerçekliktir. Oysa Cezada maddi hukuka dayanan bir kabul söz konusudur. Taraflar iddia etmese, savunmasa bile maddi gerçeklik her türlü delil incelenip kabulde esas alınmaktadır. Bu nedenle mutlaka hukuka göre ispat şartı aranmamaktadır.
Dosyaya yansıyan ifadeler ve delillere göre taraflar arasında hukuki bir ilişki ...
... un (5237 sayılı Kanun) 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.
Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.
Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ispatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şekli gerçeklik hakimdir. Daha ziyada iddia ve ıspata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia v ...
... eleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.202 ...
... şlemediğine yönelik aksini gösterir her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanıkların nitelikli yağma suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
b. Kabule göre de; mağdurun karar verildikten sonra dosyaya sunduğu 28.01.2022 tarihli dilekçesinde sanık ...'ın karakol ifadesinden sonra zararını giderdiğini, mahkemede bu husus sorulmadığı için bir şey söylemediğini belirttiği, soruşturmada ve kovuşturmada alınan beyanlarında da bu husustan bahsetmediğinin anlaşılması karşısında; mağdurun sunduğu dilekçe içeriğinden zararın soruşturma aşamasında giderildiği buna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-3. maddesine göre indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
... ırılır(m.40/1)
-Yağma suçunda, kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması, daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâldir.(m.150/1)
-Azmettiren bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hareket etse bile, failin, alacaklı ticari işletmenin diğer ortağı ya da mirasçı (baba-oğul-kardeş gibi) ve benzeri bir sıfatla hukuki ilişkinin tarafı olmaması halinde ...
... ncesiyle sanığın telefonunu aldığına, dolayısıyla kast ve davranışlarının yağma suçunun unsurları ile uyuşmadığına, sanığın katılana tehdit ve şiddet uygulamadığına, maddi bir yarar sağlamadığına, katılanın beyanlarına göre, sanık ile evli iken başka bir erkekle görüştüğünün beyan edildiği, bu mesajları okumak için telefonu almanın sanık için doğal bir durum olduğuna, katılanın kendi rızasıyla telefonu aldığına yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve beraatine karar verilmesine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasında şiddetli geçimsizlik nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın katılanın telefonunu kontrol amacıyla aldığı, kontrol ettikten sonra müşterek evde bir süre kaldıkları, kapının açık olması sebebiyle katılanın alelacele müşterek haneden ayrılması şeklinde gelişen olayda, sanık tarafından geçici olarak kontrol amacıyla katılanın telefonunun alınmasının yağma suçunun unsurlarını oluşturmayacağı; ayrıca sanığın katılanın cüzdanındaki nakit parasını aldığı yolunda da beyanların olmasına rağmen sanığın mahkumiyetini gerektirir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, 5271 say ...
... ı görüşmenin bitmesine müteakip cep telefonunu yüzünden indirdiği sırada suça sürüklenen çocuk ...'nin gelerek şikâyetçinin elinde bulunan cep telefonunu aldığı daha sonra şikâyetçinin cep telefonunu geri istemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun elindeki cam kırığını göstererek şikâyetçiye hitaben ''yüzünü dağıtırım telefonu vermiyorum'' dediği, olayda suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakl ...
... kemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;
Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) madde 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı ... veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Madde gerekçesinde de “...Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir...” şeklinde daha da açıklık getirmiştir. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir.
Yağmada amaç malın alınmasıdır. Bu amaca ulaşmak için araç hareketler ise cebir veya tehdit uygulanmasıdır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya ba ...
... mesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından hükmolunan cezanın türü ve miktarı ile istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. 2.Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2019/323 Esas, 2021/192 Karar say ...
... ahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılanın avukatlık ofisinde belge imzalanması sırasında tehdide maruz kalmadığının tanıklar ... ve katılanın eşi tanık ...'nın beyanlarıyla sabit olması, protokolün imzalanmasından bir gün önce meydana geldiği iddia edilen tehdit olayına ilişkin olarak katılanın beyanı dışında somut kanıtın bulunmaması ve katılanın 11.02.2013 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği tehdit olayına ilişkin olarak olaydan 25 gün kadar geçtikten sonra şikayetçi olması karşısında, sanığın üzerine atılı yağma suçunun işlendiği hususunda şüphe oluştuğundan ve şüpheden sanığın yararlandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.12.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
... 31. ve 33. maddelerine göre lehe olduğundan, 5237 sayılı T.C.K.’nun 82/1-h. ve 53. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde uyarlama talebinin reddine karar verilmesi,
2-)Nitelikli yağma suçu yönünden;
Hükümlü hakkında olaya ilişkin 5237 sayılı T.C.K.’nun 149/1-a. ve 53. maddelerine göre kurulacak hükmün üst sınırının 15 yıl hapis cezası olduğu dikkate alındığında,765 sayılı T. ...
... i hükümlü ... hakkında 765 Sayılı TCK.nun 64/1,450/7,495/1,497/1,522,450/9,61,31,33. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozmaya uyularak kurulan hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlü ... müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması, alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, hükümlü ... müdafiinin eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
A-Yağma suçunu işlemek amacıyla öldürme suçu yönünden;
765 sayılı TCK.nun 450/4. maddesi uygulanması suretiyle belirlenen ceza miktarı ile 5237 sayılı TCK ...
... İçtihat Metni"
Yağma suçunu kolaylaştırmak maksadıyla ... Işık'ı öldürmekten ve yağmadan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (SİİRT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.04.2007 gün ve 121/114 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş ve hükmün kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun s ...
... İçtihat Metni"
Yağma suçunu kolaylaştırmak maksadıyla ...'i öldürmekten, hürriyeti tahditten ve konut dokunulmazlığını bozmaktan sanık ...'nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, gaspa teşebbüs ve adam kaldırmaya eksik teşebbüs suçlarından beraatine ilişkin (ELMALI) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2006 gün ve 209/384 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın insan öld ...
... kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-d, 168/3, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.09.2020 tarihli ve 15-264 sayılı hükümlerin, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 22.04.2022 tarih ve 1670-933 sayı ile; kasten yaralama suçuna ilişkin istinaf başvurusunun reddine, nitelikli yağma suçuna ilişkin ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 04.03.2024 tarih, 6356-2960 sayı ve oy çokluğu ile; "Yağma suçunun unsuru niteliğindeki basit kasten yaralama suçu açısından; sanık hakkında ilk derece mahkemesinde üst soya karşı basit kasten yaralama suçundan verilen adli para cezası kaldırılarak sanık hakkında her iki suç yönünden kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede: ...Sanığın olay günü saat 10.00 sularında müşterek konutlarında bulundukları sırada annesi olan mağdur ...'dan 50,00 TL para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine mağdur ...'ın sol koluna yumruk attığı, kendisine müdahale eden babası olan mağdur ...'un başına yumruk atarak onu da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve ardından mağdur ...'ın üzerinde bulunan 50,00 TL parayı alarak evden ayrıldığı olayda; sanığın, olayların başından beri özgülediği kastı doğrultusunda mağdur ...'a karşı geliştirdiği eylem ve söylemini bir aşamada engellemeye kalkan mağdur ...'a yönelik fiilinin de mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçunun unsurunu oluşturduğu düşünülmeden, sanık hakkında nitelikli yağma suçunun yanında ayrıca kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Daire Üyesi ... ise "İnceleme sonucu Heyet tarafından varılan bozma kararına katılmakla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kesinleşen ve temyize getirilmeyen, temyiz edils ...
... .2022 tarihli ve 2020/340 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararında; Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 35/2, 62/1, 53/1, 63. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası; suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c, 35/2, 31/3, 63; 5 yıl 4 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihl ...
...
Sanık hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Yağma suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Karşıy ...