⚖️Yüksekkaya Law Office⚖️
🏛️İçtihat Arama Motoru️🏛️️

Sadece Hukuk Büromuzca Kullanılan ve Önemli Görülen Kararlar Eklenmektedir!


... ılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2023/1673 Esas, 2024/264 K ...

... i tanık beyanlarına dayandığı görülmektedir. Başvurucu hakkındaki gerekçeli karar incelendiğinde, duruşmada dinlenmeyen gizli tanığın başvurucu aleyhine verdiği beyanların ve diğer delillerin ağırlığı hususunda Mahkemece herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı görülmüştür. 21. Yargıtay uygulamasına göre kişilerin örgütle iltisaklı Bank Asya'ya örgüt liderinin talimatıyla ve terör örgütüne yardım etme kastıyla destek amaçlı para yatırdıklarına ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmaması durumunda, mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilmektedir (birçok karar arasından bkz. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25/11/2024 tarihli ve E.2022/24737, K.2024/15026; 12/12/2024 tarihli ve E.2022/30656, K.2024/18046; 23/12/2024 tarihli ve E.2022/34231, K.2024/19255 sayılı kararları). 22. Yargıtay uygulamasında kişilerde salt Fetullah Gülen'e ait ses veya videolara ilişkin dijital veriler ele geçirilmesinin silahlı terör örgütü üyeliği suçu açısından tek başına yeterli delil olarak kabul edilmediği, anılan kararlarda dosya kapsamına göre toplanması gerektiği belirtilen diğer delillere değinildikten sonra suçun sübutu açısından tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır [(Kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 1/3/2018 tarihli ve E.2017/3481, K.2018/710; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2/5/2023 tarihli ve E.2021/17056, K.2023/2493 sayılı kararları]. 23. Yargıtay, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde salt ByLock kalıntısı bulunduğuna dair dijital veri raporu doğrultusunda mahkûmiyet kararı verilemeyeceğini kabul etmektedir [(Kapatılan) Yargıtay 16. Ceza ...

... aktul ...’a yönelik yardım etmek suretiyle tasarlayarak öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin, sanıklar müdafileri, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurması üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan duruşmalı inceleme neticesinde; "... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.31.2018 tarih 2016/355 esas 2018/248 karar sayılı kararı kaldırılarak; sanık ... hakkında TCK'nın 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ..., ..., ... hakkında hakkında TCK'nın 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 25’er yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına," dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21/01/2019 gün ve 2018/1829 Esas 2019/173 Karar sayılı kararında bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... ve müdafiinin; sanığın atılı suçla alakalı olarak samimi bir şekilde beyanda bulunmasına rağmen sayın mahkeme bu durumu göz ardı ederek hakkaniyetli bir karar vermediğine, sanık ... müdafiinin; sanığın atılı suçu işlemediğine, kurulan hüküm hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanık ... ve müdafiinin; suçu ...’ın işlediğinin sabit olduğuna, tanık beyanlarında da sanığın adının geçmediğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, sanık ...’in aldığı cezanın haksız olduğuna, ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıklar ile maktul arasında, sanıklar ..., ... ve ...'in kardeşleri, ...'ın amcası olan ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçlaması ile tutuklanarak cezaevine girmesi ve sanıkların uyuşturucunun maktule ait olduğu ve bu nedenle suçu üstlenmesini istedikleri ve maktulün kabul etmemesi nedeni ile husumet bulunduğu, sanıklar ..., ... ve ...'ın olaydan 2 ay önce kardeşleri ...'in tutuklandığı gün ikamet ettikleri ... ilinden diğer sanıklar ... ve Sino'nun ikamet ettiği Viranşehir ilçesi Gölcük köyü kalmazlar mezrasına geldikleri, daha sonra sanıkların suçu üstlenmesi konusunda bir çok kez maktul ile görüştükleri, maktulün kabul etmemesi üzerine sanıkların maktulü öldürmeye karar verdikleri, bu karar çerçevesinde olay günü olan 28/03/2016 tarihinde 63 HY 571 plakalı araçla Viranşehir ilçe merkezine geldikleri ve suçta kullanacakları silahı aramaya başladıkları, aynı gün saat 14:15 sularında sanıklar ..., ... ve ...'ın tanık ...'ın evine giderek silah bulmasını istedikleri, tanığın silah bulunmadığını beyan etmesi üzerine araca binerek uzaklaştıkları ve aynı günün devamında iş yerlerinin güvenlik kamera görüntülerine yansıdığı üzere sanıkların maktulü takibe başladıkları, maktulün yanında tanık ...'ın bulunduğu, tanık ve maktulün kahvehaneden çıkıp evlerine doğru gidişleri sırasında geçtikleri yol güzergahında sanıklar ..., ..., ... ve ...'in takipte oldukları, tanık ile maktulün evlerine giden köşebaşından ayrılmaları ve maktulün yalnız başına kalması üzerine sanık ...'ın yanlarında getirdikleri ele geçirilemeyen suç aleti olan tabanca ile maktule 5 kez ateş ettiği ve akabinde hep birlikte olay yerinden kaçtıkları olayda; Her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... olay günü Cumhuriyet Mahallesinde bulunan semt pazarına gittiklerini, kardeşleri ... ile de orada tesadüfen karşılaştıklarını iddia etmişler iseler de, yapılan araştırmalarda, Cumhuriyet Mahallesinde bulunan semt pazarının her hafta cuma günü kurulduğu, olay günü olan Perşembe günü semt pazarının kurulmadığının bildirildiği, sanıkların olay sonrası kaçmal ...

... ylemlerin örgüte yardım suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. A- Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme Suçuyla İlgili Mevzuat TCK'nın "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" kenar başlıklı 220. maddesini ...

... yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II. Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan mahkumiy ...

... se azmettirme, sanıklar Yılmaz ve Serkan hakkında öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından 5237 sayılı TCK lehe kabul edilerek kurulan hükümlerin, 765 sayılı TCK'ya göre kurulacak hükümlere göre açıkça sanıklar lehine olduğu anlaşıldığından, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın tüm hükümleri uygulanarak sonuç cezaların karşılaştırılması ve lehe yasanın tespit edilerek ona göre uygulama yapılması gerektiği gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. 3-) Sanıklar Hasan ve Tamer hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerde, sanıkların daha önce kasıtlı suçlardan mahkum olmaları nedeniyle haklarında 5728 sayılı Yasa i ...

... se yardım etme suçlarından kurulan hükümlerde; sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 39.maddesi kapsamında suça yardım eden olarak katıldıklarının kabulü ile buna göre yapılan uygulamada isabetsizlik görülmediğinden, sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 37.maddesi kapsamında suça asli fail olarak katıldıkları yönüyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir. 3- Sanıklar ...,...,...ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanıklar....,...,ve ....i’nin adam öldürmeye yard ...

... cesi kurulan 06.07.2005 tarihli hüküm temyiz kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden, bozma sonrası bu suçtan kurulan hüküm hukuki değerden yoksun kabul edilmiş ve inceleme dışı bırakılmıştır. 3-)Sanık ... hakkında kasten insan öldürme ve sanık ... hakkında kasten insan öldürmeye yardım etme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip,sanıkların suçlarının sübutu kabul,oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun ...

... e başvurana önceliğinin konferansa katılmak değil, amirine yardım etmek olması gerektiğini söylemiştir. Başvuran da bu nedenle buna uymak zorunda kalmıştır. Ankara’ya vardıklarında, M.Y. arabada biraz konuşmak istemiş ve başvurana evliliğindeki sorunlardan bahsederek ve hatta başvuranın cinsel ihtiyaçlarını karşılamak için hayatında bir erkeğe ihtiyacı olduğunu ima ederek, başvuranın rahatsız hissetmesine neden olmuştur. Başvuran hemen arabadan inmiş ve M.Y.ye bu tür konuşmalardan rahatsız olduğunu açıkça belirtmiştir. M.Y. o gün başvuranı cep telefonundan birkaç kez aramış, ancak başvuran bu aramalara cevap vermemiştir. Başvuran ertesi gün işe döndüğünde, M.Y. özür dilemeye çalışmış ve birkaç gün sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmaya başlamıştır. Başvuran ayrıca ifadesinde M.Y.nin eşini tanıdığını ve onunla birkaç defa vakit geçirdiğini belirtmiştir. Temmuz ayında yaşanan olaydan sonra M.Y.nin eşiyle irtibata geçmemiştir. Bu olaydan önce, çocuklara matematik dersleri veren bir kuruluş yararına düzenlenecek bir etkinlikle ilgili olarak mesajlaşmışlardır; bu konuyu yukarıda bahsedilen olaydan önce de konuşmuşlardır. Başvuran M.Y.nin eşini düzenli olarak gerçekleştirilen bir kahvaltı organizasyonu kapsamında da görmüştür, ancak hastane tarafından düzenlenen ve yaklaşık 200-300 kişinin katıldığı bir organizasyon olduğu için bu tür bir toplantıya özellikle onunla birlikte gitmemiştir. Her halükarda, başvuranın, M.Y.nin eşine karşı olumsuz bir tutumu yoktur ve M.Y.nin davranışları nedeniyle eşini ya da çocuklarını suçlamamıştır. 14. Cumhuriyet savcısı ayrıca, isimleri sırasıyla başvuran ve M.Y. tarafından kendisine verilen tanıkların ifadelerini almıştır. Tanıklar, M.Y. tarafından başvurana yönelik herhangi bir görevi kötüye kullanma veya cinsel saldırı (fiziksel veya sözlü) olayına şahit olmadıklarını ifade etmişlerdir. 15. Cumhuriyet Savcısı 17 Temmuz 2012 tarihinde M.Y. hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ...

... anmaması ve 43/1. maddesi gereğince sanık aleyhine olacak şekilde 1/2 artırım yapılmaması gerektiğine, 5. 03.12.2018 tarihli olay bakımından eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, J. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığı ...

... ÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye azmettirme ve yardım etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜ ...

... i ancak ...’un peşinden geldiğini, sanık ...’un ruhsatsız Browning marka tabancasının olduğunu bildiğini, ancak el yapımı ikinci bir silahı olduğundan ve silah taşıdığından haberdar olmadığını, maktullerin yanına gidip müşterileri rahatsız ettiklerini söylediğinde...’in "Rahatsız oluyorsan kapat dükkânı git lan!" diyerek cevap verdiğini, bunun üzerine oğlu ...’un elini kaldırdığını, eline vurdukları ...'u iterek yere düşürdüklerini, bu anda kendisine de saldırdıklarını, yere düştüğünü, yerdeyken çok sayıda silah sesi işittiğini, bir kişinin eve doğru kaçtığını, o esnada kimsenin vurulup vurulmadığını fark edemediğini, şok geçirdiğini, oğlu ... ile birlikte iş yerine döndüklerini, hiçbir şey sormadığını, oğlunun da hiçbir şey söylemediğini, iş yerinde silahının mekanizmasını çeken ...’un silahını kurduğunu, boş olan silahı da kendisine verdiğini, kavga sırasında başını kollarıyla korumaya çalıştığı için kimin vurulduğunu görmediğini, oğlu ...’un silahı kendisine ne maksatla verdiğini bilmediğini, "Baba bunu al." demesi üzerine silahı alıp beline soktuğunu, dışarı çıktıklarında dalgınlıkla silahı tekrar eline aldığını, araca bindiklerinde oğlu ...’un kendisine verdiği silahı geri aldığını, karakola gittikleri düşüncesiyle araca bindiğini, ...’un tek kelime bile konuşmadığını, kavganın olduğu yerin iş yerlerine 25 metre mesafede bulunduğunu, olay yerinden geçerken ismini bilmediği maktullerden birinin bıçakla üzerlerine geldiğini ve kendilerine küfrettiğini, oğlu ...’un aracın camını açıp 2-3 el ateş ettiğini, engellemek istediğini ancak oğlunun kapıyı açıp araçtan indiğini, ...’un bu maktule doğru 2-3 el daha ateş etti, şok içerisinde olduğunu, oğlunun işlediği kasten öldürme suçuna yardım etmediğini, ...’u bu suçları işlemeye azmettirmediğini, ateş de etmediğini, suçsuz olduğunu, Sanık ... mahkemede; diğer sanık ...’in oğlu olduğunu, babası ile birlikte olayın meydana geldiği yerin yakınında market işlettiklerini, maktulleri mahalleden tanıdığını, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, olay tarihinden 10 gün öncesinden başlayarak maktullerin kendilerine ait araçla, işlettikleri marketin önünden hızla gelip geçmeye başladıklarını, araçla patinaj çektiklerini, gece marketin yakınına toplanıp kendi aralarında markete gelen müşterileri rahatsız edecek şekilde küfürlü konuştuklarını, her üç maktulün değişik zamanlarda bu şekilde davrandıklarını, babası veya kendisinin bu hususta maktullerle konuşmadığını, olay gecesi saat 23.00 sıralarında maktullerin yanında bulunan isimlerini bilmediği arkadaşlarının marketin önünde motosikletle gelip geçip kendilerini rahatsız ettiklerini, markete yaklaşık 25 metre mesafede toplanıp kendi aralarında küfürlü şekilde konuştuklarını, maktullerden yaşça en büyük olanın, Şahin marka bir araçla iş yerlerinin önünden hızlı şekilde geçip patinaj çektiğini, babası sanık ...’un bu durumu konuşmak için dışarıya çıktığını, kendisinin de babasının ardından marketten çıktığını, babasının "Sen gelme ben konuşurum." demesine karşın babası ile birlikte olay yerine gittiğini, üzerinde sürekli silah taşıdığını, biri 14'lü Browning marka, diğeri ise el yapımı, markasız olmak üzere iki tabancasının olduğunu, maktullerin yanına giderken bu silahların üzerinde olduğunu, maktullerin yanına vardıklarında, en büyük kardeş ile babası ...’un konuşmaya başladıklarını, babasının "Oğlum niye böyle yapıyorsunuz, müşterilerimiz rahatsız oluyor." demesi üzerine... olduğunu zannettiği maktulün "Yaparsak ne olur lan, rahatsız oluyorsan iş yerini kapat!" diye cevap verdiğini, bunun üzerine tartışma başladığını, söze girdiğini ve elini kaldırıp "Babamla doğru konuş!" dediğini, ...’in bu hareket üzerine eline vurduğunu, diğer maktullerin de olaya müdahale ettiklerini, kavga başladığı sırada tanımadığı bir kişinin de koşarak geldiğini, kendisine vurulduğu için yere düştüğünü, şahısların kavga esnasında babasına da vurduklarını, yere düştüğü sırada el yapımı silahını da yere düşürdüğünü, maktullerden birinin yerdeki silahı alıp kendisine doğrulttuğunu, ancak silahın ateş almadığını, şahısların üzerine çullandıkları babasına vurduklarını, babasının yüzünün kan içinde olduğunu, üzerinde taşıdığı on dörtlü tabir edilen silahı çıkarıp elinde silah olan kişiye silah düşene kadar ateş ettiğini, silah düşünce bu silahı da aldığını, ardından babasına vuran kişilere doğru ateş ettiğini, bir kişinin babasını bırakarak eve doğru kaçtığını, bu şahsa kaçarken ateş ettiğini, babası ile birlikte iş yerine döndüklerini, eve kaçan kişinin tüfekle gelmesi hâlinde caydırıcı olması için el yapımı silahın mekanizmasını çekip düzelttiğini, bu tabancayı babasına verdiğini, polise teslim olmak üzere arabaya bindiklerini, vurulanların bulunduğu yerden geçmelerinin gerektiğini, geçerken eve kaçan maktulün tekrar geldiğini, şahsın elinde bıçak olduğunu ve kendilerine küfrettiğini, bu esnada arabanın motorunun durduğunu, önce camdan bu şahsa ateş ettiğini, daha sonra araçtan indiğini, babasının kendisini durdurmak istediğini ancak babasının suratı kan içinde olduğu için babasını dinlemediğini, araçtan inip bu kişiye ateş ettiğini, kaç el ateş ettiğini hatırlamadığını, daha sonra araca binerek karakola teslim olmak üzere yola çıktıklarını, yolda polislerce yakalandıklarını, daha önce kasten öldürme suçundan yargılanıp mahkûm olduğunu, denetimli serbestlikten yararlandığını, aynı karakola giderken yakalandıklarını, arabaya bindiğinde babasındaki silahı geri aldığını, silahları babasının önündeki paspasın üstüne koyduğunu, babasının bu olaya herhangi bir dahlinin olmadığını, Savunmuşlardır. IV. GEREKÇE Uyuşmazlık konularının ayrı ayrı ele alınmasında fayda bulunmaktadır. 1- Sanıklardan ...’in diğer sanık ...’in maktuller ... ve ...’ye yönelik kasten öldürme suçlarına yardım eden olarak iştirak edip etmediği; A. İlgili Mevzuat Ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup, TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. İştirak şekillerinden biri olan azmettirme; "Belli bir suçu işleme hususunda henüz bir fikri olmayan kişide, bir başkası tarafından suç işleme kararının oluşmasının sağlanması" (Yargıtay CGK,16.02.2010, 2009/1-251 E.,2010/25 K.) olarak tanımlanmıştır. Ancak kasten işlenen bir suça azmettirme mümkündür. Azmettirenin de kasten hareket etmesi, bu kastın, failde belli bir suçu işleme hususunda karar oluşturmayı, suçu bu kişi tarafından işlenmesi hususunu kapsaması gereklidir. Kast müşahhas olmalı, işlenecek suçun ve mağdurun somut olarak belirlenmesi gereklidir. Fiilin esaslı unsurları veya ana hatlarla somutlaştırılmış olması zorunlu ve yeterlidir. Suçun icrai tarzına ilişkin ayrıntıları işlenecek yerin ve zamanın tayinine gerek yoktur. "...Azmettiren asıl failde belli bir suçu işleme istek ve kararını yaratma kastı ile hareket etmeli, bir kimseyi suça yöneltmeyi bilmeli ve istemelidir. Bu sebeple azmettiren, belli bir suçu başkasına işletm ...